Marmara’nın ekolojik mücadelesini konu alan belgesel gösterimi yapıldı
“Marmara’nın Nefesi” isimli belgesel Üsküdar İletişim’de konuşuldu
Haber-Fotoğraf: Meryem AYDIN - Rozerin ÇALIŞICI
Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim bölümü, Radyo Televizyon ve Sinema bölümü ve Sinema Kulübü iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte “Marmara’nın Nefesi” isimli belgesel filmin gösterimi yapıldı. Etkinliğin devamında ise filmin yönetmeni Sibel Göloğlu ve filmin yapımcısı Müge Aral ile belgeselin yolculuğu hakkında söyleşi gerçekleştirildi.
Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü, Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü ile Sinema Kulübü iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, "Marmara'nın Nefesi" isimli belgesel filmin gösterimi gerçekleşti. Gösterim sonrasında Yeni Medya ve İletişim Bölüm Başkanı Zindan Çakıcı’nın moderatörlüğünde Yönetmen Sibel Göloğlu ve Yapımcı Müge Aral ile belgesel hakkında söyleşi yapıldı. Söyleşide belgeselin ortaya çıkış süreci, üretim aşamaları ve yapım sürecinde yaşanan deneyimler ele alındı. Katılımcılar, film ekibinin üretim yolculuğuna dair ayrıntılı bilgi edinme fırsatı buldu.
Sibel Göloğlu: “Marmara Denizi’ndeki canlıların büyük bir kısmı tehlike altında”
Sibel Göloğlu konuşmasında, Marmara Denizi’nin yalnızca kirli ya da bitmiş bir deniz olarak görülmesinin doğru olmadığını, hâlâ önemli bir canlı çeşitliliğine sahip olduğunu ancak bu ekosistemin ciddi bir baskı altında bulunduğunu söyledi. Göloğlu, “Filmimiz Marmara Denizi’ndeki mercanlarla ilgili. Birçok insan için Marmara Denizi bitmiş bir deniz, tamamen bulanık ve kirli bir deniz olarak görülüyor. Evet bu kısmen doğru ama tam olarak da değil. Hala büyük bir canlılık barındırıyor ve bünyesinde de beş farklı çeşit mercan yaşıyor derinliklerinde. Yani 25 metre ve daha derin sularda yaşıyor bunlar. Bunların büyük bir kısmı da Akdeniz endemi. Yani Akdeniz bölgesine, Akdeniz’e ait o sularda hayat bulan mercanlar. Fakat bizlerin ne yazık ki çevreye yarattığımız baskı sebebiyle büyük de tehlike altındalar. Bir tek mercanlar değil. Marmara Denizi’ndeki canlıların büyük bir kısmı tehlike altında. 2021 yılında büyük bir müsilaj faciası yaşadık. O tabii herkeste bir farkındalık yarattı. Eyvah deniz bitti diye düşünüldü ama bitmedi” sözleriyle Marmara’nın ekolojik durumuna dikkat çekti.
Müge Aral: “Belirsizliklerle dolu bir süreçte Marmara’nın hikâyesini anlatmaya çalıştık”
Belgeselin yapım sürecine ilişkin konuşan Müge Aral, “Marmara’nın Nefesi”nin yalnızca bir belgesel üretimi değil, aynı zamanda belirsizlikler içinde şekillenen bir anlatı süreci olduğunu belirterek, “Biz bu projeye başlarken aslında en temel mesele belirsizlikle baş edebilmekti. Süreç boyunca hem teknik hem de saha koşullarında sürekli değişen durumlarla karşılaştık. Marmara Denizi’ni mercanlar üzerinden anlatmaya çalışırken aslında görünmeyen bir yaşamı görünür kılmak istedik. Çünkü bu deniz kirleniyor ama içinde hâlâ yaşam devam ediyor. İnsanların görmediği canlılar var ve bunların her biri ekosistemin bir parçası. Bu parçalardan birinin bile kaybı, zincirleme bir etkiyle hepimizin yaşamını etkileyebilecek bir süreci başlatabilir. Çekimlerde geçmiş yıllara ait dalış görüntülerine de ulaştık ve Marmara’nın zaman içindeki değişimini görme fırsatı bulduk. Özellikle kontrolsüz avlanma ve ekosisteme verilen zarar konusunda çok çarpıcı verilerle karşılaştık. Tüm bu süreç bize şunu gösterdi; mesele sadece bir belgesel yapmak değil, aynı zamanda bir farkındalık alanı açmak ve görünmeyeni anlatabilmekti” dedi.
Etkinlik soru-cevap bölümü, katılımcılara teşekkür belgesi takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.