Berkay Özay

Üsküdar Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ortaklaşa düzenledikleri Yeni Medya ve Aile Çalıştayı’nda iletişim, tıp, psikiyatri, adli bilimler, çocuk gelişimi ve sosyoloji gibi birçok farklı alandan uzman yeni medyanın aile hayatına ve aile ilişkilerine etkilerini tartıştı. Çalıştay, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde yapıldı.

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazife Güngör, yeni medya olgusunun çok önemli olduğunu, kısa sürede geliştiğini ve hızla hayatımıza eklemlendiğini belirtti. “Bir şey toplumsal bir olgu olarak tanımlanmaya başlanmışsa, artık toplumsal dönüşümü de etkileyecektir” diyen Güngör, bu etkinin yönünü belirlemenin önemini vurguladı.

 

 

İletişimde bir değişim, dönüşüm yaşanıyor

İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hülya Yenğin, iyimserlikle yaklaşıldığında teknolojinin yaşamımızı kolaylaştırdığını ve iletişim teknolojisinin toplumun iletişim biçimlerini belirlediğini dile getirdi. İletişimde bir değişim ve dönüşüm yaşandığını ifade eden Yenğin, bu dönüşümün toplumun her kesimini etkilediğini belirtti. Ailenin toplumun temeli olduğunu söyleyen Yenğin, yeni medyanın aile yaşamının içine ister istemez yerleştiğini ifade etti.

Çocuğun konuşulduğu her yerde birlikte olmalıyız

Açılışta konuşan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, Üsküdar Üniversitesi ve İstanbul Aydın Üniversitesi’nin çok yönlü sorumluluk çalışmaları ve eğitimi yönlendiren önemli etkinliklerinin birleştiğini belirtirken, “bizler de bunun dışında kalamazdık” ifadelerinde bulundu. Bu çalıştaydan çıkacak önerilerin kendi stratejik çalışmalarında yer almasını sağlayacaklarını söyleyen Yazıcı, gün sonunda elde edilecek sonuçları kendilerine yol haritası yapacaklarını dile getirdi.

Anne baba olmak olgunluk gerektirir

Açılış töreninde son konuşmayı yapan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Nevzat Tarhan, yeni medyanın ortaya çıkmasıyla bilgiye ulaşmanın çok kolay hale geldiğinin altını çizdi. Amaca yönelik bilgiye ulaşmak için hazinenin anahtarını veren kişilere ihtiyaç olduğunu belirten Tarhan, bu kişilerin eğitimciler olduğunu ifade etti. Tarhan, “Eğitimciler, öğrenciye bilgi yükleyen değil, belli konularda veri madenciliği yaptıran, derinleşmeyi sağlayan kişilerdir” dedi.

Sosyal medyayı rahatlıkla yalan söylenebilen ve kimlik gizlemenin doğal sayıldığı bir ortam olarak nitelendiren Tarhan, bu ortamın insanı yozlaşmaya götürdüğünü dile getirdi. İnternet bağımlılığının özellikle gençlerin önceliklerini ciddi oranda değiştirdiğini belirten Tarhan, sosyal medyanın aile bağlarını da zedelediğini ifade etti. Çocuk yetiştirmede anne babanın büyük sorumluluğu olduğunu belirten Tarhan, anne ve babalığın olgunluk gerektirdiğinin altını çizdi. Evliliğe hazır olmayan kişinin evlenmemesi gerektiğini ifade eden Tarhan, “Araba kullanmak için nasıl ehliyet gerekliyse, anne-babalık yapabilmek için de bir ehliyet gerekli” ifadesinde bulundu.

Tarhan, bu çalıştayın çok önemli olduğunu ve buradan çıkacak sonuçların, önerilerin muhakkak uygulama alanına sokulması gerektiğini vurguladı. Açılış konuşmasının ardından uzmanlar, belirlenen konu başlıklarını tartışmak üzere masalara ayrıldı.

Yasaklama yerine dijital detoks

Yeni Medya ve Bağımlılık Masası Moderatörü Doç. Dr. Nilgün Tosun, bağımlılık, bağımlı olma, sosyal medya gibi alana özgü temel kavramların tanımlanmasında sorun görüldüğünü dile getirdi. Sosyal medya, mobil, dijital oyun gibi bağımlılık türlerini belirleyen kriterlerin de standart hale geldiğini belirten Tosun, kavramların tanımlanması ve kriterlerin belirlenmesi noktasında ölçek geliştirme çalışmalarının desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Bilişim teknolojilerinin doğru kullanımı ve bağımlılık konularında ebeveynlerin teorik ve uygulama boyutlarında yetersiz olduğuna da değinen Tosun, kurulacak anne-baba okullarında eğitim verilmesi ve ailelerin yasaklama yerine dijital detoks yapması gibi çözüm önerileri sundu. Tosun bunun için haftanın veya ayın belli zaman dilimlerinin, dijital araçlardan uzak,farklı sosyal etkinliklerde geçirilmesi yönünde fikir beyan ettiklerini söyledi.

Güncel bilişim teknolojilerinin bilinçli ve güvenli kullanımı konusunda eğitimcilerin yetersiz kaldığını dile getiren Tosun, eğitim fakültesi müfredatlarının güncellenmesi gerektiğini ve yeni medya bölümü müfredatlarının uygulama ile zenginleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Medya okuryazarlığı dersi zorunlu hale gelmeli

Yeni Medya ve Etik Masası'nda konuşmacılar yeni medyadaki etik sorunlara değindiler. Dijital oyunlarda çok fazla marka reklamı, şiddet, cinsellik ve cinsiyetçiliğin söz konusu olduğunu vurgulayan uzmanlar, çözüm olarak etik ilkelerin geliştirilmesi gerektiğini ifade ettiler. Yeni Medya ve Etik Masası moderatörü Prof. Dr. Süleyman İrvan, “Reklam Özdenetim Kurulu bu konuda bir çalışma yapmalı” dedi.

İrvan, çocuklar dâhil herkesin içerik üreticisi haline geldiğini ve bunun medya okuryazarlığını daha önemli hale getirdiğini belirtti. Öneri olarak medya okuryazarlığının yaygınlaştırılması gerektiğini ifade eden İrvan, medya okuryazarlığı dersinin zorunlu olması ve İletişim Fakültesi mezunlarının bu dersi vermesi gerektiğini dile getirdi. Ciddi biçimde dijital emek sömürüsünün söz konusu olduğuna da değinen İrvan, telif hakları konusunda çalışma yapılması gerektiğini belirtti.

İrvan, yeni medyada nefret söyleminin çok fazla olduğunu dile getirdi. “Nefret söylemini önlemeye yönelik yasal çalışmalar yapılmalı” diyen İrvan, etik ilkeler içinde de nefret söylemini ortadan kaldırmaya yönelik öneriler geliştirmek gerektiğini ifade etti.

Anne babalık eğitimleri yaygınlaştırılmalı

Yeni Medya ve Ebeveyn - Çocuk Masası moderatörü Prof. Dr. Cem Sefa Sütçü, kontrolsüz medya tüketimi sonucunda çocuklarda dikkat eksikliği, davranış bozukluğu, kaygı problemleri ortaya çıktığını dile getirdi. Birçok çocuğun okula gitmek yerine YouTuber ve gamer olmak istediğini belirten Sütçü, konuyla ilgili ebeveynlerin bilgilendirilmesi gerektiğini belirtti. Olumlu anne babalık becerilerine sahip olmak gerektiğini söyleyen Sütçü, “Anne babalık eğitimleri yaygınlaştırılmalıdır” dedi.

Sütçü, “Araştırmalarımız sonucu siber zorbalık yaşadığında bunu paylaşacağını söyleyen öğrencilerin sayısının çok düşük olduğu görülmüştür. Çocuklar kendi fotoğraflarını yayınlamakta ve başkalarından da cinsel içerikli fotoğraflar kendilerine gelmektedir. Çocuklar yetişkinler tarafından cinsel tacize açık duruma gelmişlerdir.” dedi. İyileştirme önerisi olarak, ebeveynlerin yanısıra öğretmenlerin de bilinçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Sütçü, okulların rehberlik servisiyle velileri konuk olarak çağırıp bilinçlendirmesi gerektiğini de ifade etti. Sokakta oynayan çocukların yerini dijital ortamda oyun oynayan ve bunlardan etkilenen çocuklara bıraktığını belirten Sütçü, “çocukların internet kullanımı denetlenmeli” önerisinde bulundu ve “sokaklar ve parklar geri kazandırılmalıdır” dedi.

Yeni medya eşler arası duygusal bağların zayıflığından yararlanıyor

Yeni Medya ve Eşler Arası İletişim Masası Moderatörü Prof. Dr. Ömer Özyılmaz, yeni medyanın eşler arası duygusal bağların zayıflığından yararlandığını belirtti. Ailede eşler arası duygusal bağların güçlendirilmesi ve aile arasındaki etkileşimin geliştirilmesi gerektiğini savunan Özyılmaz, bunun için evlilik öncesi ve sürecinde kurslar, tv programları, üniversitelerde verilecek eğitimler düzenlenmesini önerdi.

Ekonomik zorlukların insanların sosyal aktivitelerde bulunmasını zorlaştırdığını söyleyen Özyılmaz, insanların yeni medya mecralarına yöneldiğini ifade etti. Özyılmaz, toplumun ekonomik yönden daha güçlü hale gelmesi için hükümet, üniversiteler, ticaret ve ekonomik aktörlerin daha çok çalışması gerektiğini belirtti.

Aile fertleri birlikte zaman geçirmeye yönlendirilmeli

Yeni Medya ve Sağlık Sorunları Masası Moderatörü Prof. Dr. Nilgün Sarp, sosyalleşememe ve sosyal yaşantının parçalanması sorunundan bahsetti. İyileştirme önerisi olarak da aile fertlerinin birlikte zaman geçirmeye özendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Yeni medyanın psikolojik ve ruhsal sorunları arttırdığını ve unutkanlığa yol açtığını dile getiren Sarp, aile içi iletişim konusunda topyekün eğitimler ve seminerler verilmesi gerektiğini ifade etti. Yeni medya ve sosyal medya konusunda bilinçsizliğin de yaygın olduğunu belirten Sarp, dijital medya ve sosyal medya okuryazarlığı derslerinin müfredata eklenmesi gerektiğini ifade etti.

“Aile ve çocukları duyarlı hale getirmeliyiz”

Sosyal Politikalar ve Hukuki İyileştirmeler Masası moderatörü Doç. Dr. Gülsün Ayhan Aygörmez Uğurlubay ailelerin siber güvenlik konusunda bilinçli olmadığını dile getirdi. Temel aile eğitimi kapsamında bilinçlendirme ve farkındalık çalışması gerektiğini belirten Uğurlubay, “aile ve çocukları duyarlı hale getirmeliyiz” dedi. Çocukların bilgisayar başında geçirdiği süreleri denetlemenin gerekli olduğunu söyleyen Uğurlubay, “Ebeveynler, çocuklara hangi siteleri ziyaret edebileceğini açıklamalı, kural koymalı, tanımadığı kişilerle girebilecekleri iletişim ve şifre güvenliği konusunda uyarmalı” dedi.