Bitlis’te gazete sayısı eridi: Beş gazete birleşerek tek sese dönüştü
26.12.2025 17:05

Bitlis’te gazete sayısı eridi: Beş gazete birleşerek tek sese dönüştü


Haber Üsküdar: Burak Çevik

Bitlis’in köklü basın hayatı, son yıllarda yaşanan ekonomik dönüşümler ve dijitalleşmenin etkisiyle büyük bir kabuk değişimine uğradı. Geçmişte çok sesliliğin merkezi olan şehirde, gazete sayısındaki sert düşüş dikkat çekiyor.

Bitlis’te 2023 yılı Nisan ayına kadar 5 gazete yayımlanıyordu: Beş Minare, Bitlis Dideban, Doğru Haber, Şark, Yeni Bitlis. Basın İlan Kurumu Nisan ayında Beş Minare, Şark ve Yeni Bitlis gazetelerinin resmi ilan yayımlama haklarını sona erdirdi. Bunun üzerine gazete sahipleri birleşme kararı aldılar ve Bitlis Dideban ile Doğru Haber gazetesini yayımlamaya devam ettiler. Doğru Haber gazetesi Eylül 2024’te basılı gazeteye son verdi, böylece şehirde tek gazete kaldı.

Gazetelerin birleşme sürecini ve gazeteciliğe etkilerini Bitlis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Hakan Okay ve gazeteci Vahit Olcay ile konuştuk.

Bitlis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Hakan Okay: “Daha güçlü ve kurumsal bir yapıya geçme fikri öne çıktı”

Bitlis’te yaşanan gazete birleşme sürecini anlatan Hakan Okay şunları söyledi: “Bitlis’te yerel gazetelerin birleşme süreci, uzun süredir devam eden ekonomik daralmalar, ilan gelirlerinin düşmesi, baskı maliyetlerinin artması ve nitelikli insan kaynağı eksikliği gibi temel sorunların çözümü amacıyla gündeme geldi. Aynı şehirde benzer içeriklerle yayımlanan gazetelerin sürdürülebilirliğini koruması zorlaştığı için, daha güçlü ve kurumsal bir yapıya geçme fikri öne çıktı. Hem ekonomik olarak ayakta kalmak hem de habercilik kalitesini yükseltmek hedefleri birleşme kararının temel motivasyonunu oluşturdu. Nitekim bunun bir sonucu olarak kentte uzun yıllardır yayın hayatını sürdüren yerel gazetelerden Yeni Bitlis, Beş Minare ve Şark gazeteleri kapatıldı. Geriye kalan Doğru Haber ve Dideban gazeteleri ise kurulan Bitlis Basın Yayın Danışmanlık Reklam Matbaacılık Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi bünyesine alınarak birleşme kararı aldı. 5 gazetenin yayın hayatını Bitlis’in köklü yerel gazetelerinden olan bu iki gazete bünyesinde sürdürmesi kararlaştırıldı.”

“Birleşmelerin gerekliliğini yakından gözlemleme fırsatım oldu”

Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı yaptığı dönemde bu birleşmelerin gerekliliğini yakından gözlemleme fırsatına sahip olduğunu dile getiren Hakan Okay, “İçinde bulunduğumuz koşullarda yerel basının da bir dönüşüme ihtiyaç duyduğu açıktı. Birleşme kararı, dağınık ve rekabetin içinden çıkılmaz hâle geldiği bir ortamdan çıkarak daha örgütlü, planlı ve güçlü bir yapı kurma açısından doğru bir adımdı. Meslek adına bu birleşmelerin uzun vadede daha profesyonel bir yayıncılık anlayışını beraberinde getireceğine inanıyorum” dedi.

“En büyük avantaj, kaynakların daha verimli kullanılabilmesi oldu”

“Bu birleşme süreci kurumsal anlamda ne gibi avantajlar sağladı? Bunun yanında hangi zorluklar veya uyum sorunları ortaya çıktı?” şeklindeki sorumuzu cevaplandıran Hakan Okay, “Kurumsal anlamda en büyük avantaj, kaynakların daha verimli kullanılabilmesi oldu. Tek bir çatı altında toplanan gazeteler matbaa, dağıtım, editöryal ekip ve teknik giderlerde ciddi tasarruf sağladı. Ayrıca haber üretiminde daha organize bir iş bölümü ortaya çıktı. Öte yandan, her birleşmede olduğu gibi bazı uyum sorunları da yaşandı. Çalışma tarzı farklı olan ekiplerin bir araya gelmesi, editöryal çizgi birliği sağlama çabası, görev dağılımları ve zaman zaman yaşanan rol çatışmaları gibi konular süreç içinde çözülmesi gereken başlıklardı. Ancak zamanla bu uyum problemlerinin büyük ölçüde aşıldığını söyleyebiliriz” dedi.

“Birleşmenin en somut sonuçları ilan ve reklam gelirlerinde görüldü”

Birleşmenin sonuçlarına da değinen Hakan Okay, belirlenen hedeflere tam olarak olmasa da büyük ölçüde ulaşıldığını ifade etti. “Birleşmenin en somut sonuçları özellikle ilan ve reklam gelirlerinde görüldü” diyen Okay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tek bir güçlü yayın organı hem kamu kurumları hem de özel sektör tarafından daha ciddi ve kurumsal bir muhatap olarak kabul edildi. Bu durum reklam ve ilanlarda artışa yol açtı. İl genelinde dağınık yapının yerine daha merkezi bir yayıncılığın gelmesi, ilan pastasını da büyüttü diyebiliriz. Tam istenen seviyeye gelinmese de birleşmenin hedeflediği ekonomik iyileşmenin büyük kısmı gerçekleşti.”

“Muhabirler açısından birleşme iki yönlü bir etki yarattı”

Birleşmenin muhabirleri nasıl etkilediği sorumuza Hakan Okay şu cevabı verdi: “Muhabirler açısından birleşme iki yönlü bir etki yarattı. Bir yandan ekiplerin güçlenmesi, haber trafiğinin artması ve daha profesyonel bir çalışma ortamının oluşması çok olumlu oldu. Ancak görev dağılımlarında ve çalışma yöntemlerinde bazı değişiklikler yaşandığı için adaptasyon süreci zaman aldı. Sonuç olarak muhabirlerin daha fazla alana yayıldığı, daha donanımlı ekiplerle çalıştığı ve daha nitelikli haber üretebildiği bir sistem oluştu.”

“Haber içerikleri hem çeşitlendi hem de kaliteli hâle geldi”

“Birleşme sonrasında haber içeriği zenginleşti mi?” şeklindeki sorumuzu, “Kesinlikle evet” diyerek cevaplandıran Hakan Okay, “Birleşme sonrası oluşan ortak kaynak havuzu, daha geniş bir muhabir ağı, daha güçlü bir editöryal ekip ve ortak planlama sayesinde haber içerikleri hem çeşitlendi hem de kaliteli hâle geldi. Önceden üç ayrı gazetenin sınırlı ekiplerle takip edebildiği olaylar artık daha geniş bir perspektifle ele alınıyor. Dolayısıyla hem yerel habercilik zenginleşti hem de daha profesyonel bir gazetecilik anlayışı ortaya çıktı” dedi.

“Birleşmenin olumlu sonuçları çok daha fazla”

“Gazete birleşmelerinin olumlu ve olumsuz sonuçları konusunda bir değerlendirme yapabilir misiniz?” şeklindeki sorumuzu cevaplandıran Hakan Okay, “Genel tabloya bakıldığında birleşmenin olumlu sonuçları çok daha fazla. Ekonomik sürdürülebilirlik, haber kalitesinin artması, tek bir güçlü yerel medya organının oluşması ve kurumsallaşma açısından birleşme doğru bir adımdı. Olumsuz yönler ise daha çok geçiş sürecine dair: ekip uyumu, bazı çalışanların role alışma sıkıntıları ve editoryal çizgi tartışmaları gibi geçici sorunlardı. Bunun yanı sıra, kentlerin hafızası konumunda olan yerel gazetelerin kapanması, basılı gazete kültürünün giderek zayıflaması ve yıllarca biriken arşivlerin artık tek bir çatı altında temsil edilmek zorunda kalması gibi daha derin sosyolojik etkiler de ortaya çıktı. Her gazetenin kendine özgü dili, geleneği ve okuyucu kitlesi bulunduğu için bu çeşitliliğin kaybolması, yerel basın açısından bir hafıza daralmasına neden oldu. Basılı yayınların azalması, özellikle yaşlı okurlar için erişim sorunları da yarattı. Yine de uzun vadeli değerlendirdiğimizde birleşmenin ekonomik ve kurumsal açıdan gerekli olduğuna, hatta bu modelin yerel basının geleceğini ayakta tutmak için bir zorunluluk hâline geldiğine inanıyorum” dedi.

“Birleşmelerin artacağını düşünüyorum”

Gazeteci Hakan Okay, “Sizce Türkiye genelinde benzer birleşmeler artar mı?” şeklindeki sorumuzu, “Dijitalleşmeyle birlikte yerel gazetelerin ayakta kalması giderek zorlaşıyor; bu nedenle birleşme modeli birçok il için uygulanabilir bir çözüm olmasının yanı sıra kısa vadede zorunlu olarak birleşmelerin artacağını düşünüyorum” diye cevapladı. Okay sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye genelinde özellikle nüfusu daha küçük illerde benzer birleşmelerin artması beklenmektedir. Çünkü yerel gazetelerin artan maliyetler karşısında daha fazla dayanacak gücü kalmamıştır. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerinin araştırması, 45 şehir merkezinde yerel gazete sayısının 467’den 118’e düştüğünü ortaya koyarken, bu veri bile birleşme süreçlerinin önümüzdeki yıllarda artarak devam edeceğini açıkça göstermektedir. Daha güçlü teknik altyapı, daha iyi finansal yapı ve daha etkin bir haber üretim modeli bu birleşmelerin en büyük artıları olacaktır. Ancak yine de iki gazetenin birleşmesi, tirajın iki katına çıkması anlamına gelmemektedir. Bu nedenle yerel gazeteleri yaşatmak için sadece birleşmelere değil, daha kapsamlı ve sürdürülebilir politikalara ihtiyaç vardır.”

Gazeteci Vahit Olcay: “Birleşme kararı masa başında alınmış bir karar değildir”

Bitlis Dideban gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Vahit Olcay, Bitlis’te yerel gazetelerin birleşme süreci hakkında şunları söyledi: “Gazetelerin birleşme süreci, Türkiye genelinde yerel basını etkileyen yapısal sorunların Bitlis özelinde daha görünür hale gelmesiyle başladı. Bu süreç ani bir karar değil; ekonomik, dijital ve mesleki ihtiyaçların zaman içinde birikmesiyle olgunlaşan bir dönüşümün sonucudur. Öncelikle şunu açıkça ifade etmek isterim ki; bu birleşme kararı bir anda, masa başında alınmış bir karar değildir. Uzun yıllar boyunca kendi imkânlarımızla, büyük bir özveriyle yerel gazetecilik yaptık. Ancak artan baskı maliyetleri, azalan resmî ilan gelirleri ve dijital medyanın hızla yükselmesi, bizleri daha gerçekçi ve sürdürülebilir bir yol arayışına itti.”

“Birleşme süreci kurumsal yapıyı güçlendiren önemli avantajlar sağladı”

Birleşmenin avantajlarından söz eden Vahit Olcay, “Gazete sahiplerinden biri olarak ifade etmem gerekir ki; Bitlis’te gerçekleşen bu birleşme süreci kurumsal yapıyı güçlendiren önemli avantajlar sağlarken, doğal olarak bazı uyum ve geçiş zorluklarını da beraberinde getirdi. Bu süreci hem artıları hem de eksileriyle samimi biçimde değerlendirmek gerekir. Kaynakların birleşmesi operasyonel gücü artırsa da yılların getirdiği çalışma alışkanlıklarını ortak bir potada eritmek zaman aldı” dedi.

“Gazete birleşmeleriyle amaçlanan hedeflere halen ulaşıldığını söyleyemem”

Bu birleşme ile amaçlanan hedefe ulaşıldı mı şeklindeki sorumuzu cevaplandıran Vahit Olcay, “Birleşen gazete sahiplerinden biri olarak bu soruya net ama gerçekçi bir değerlendirmeyle cevap vermek isterim. Bitlis’te yapılan gazete birleşmeleriyle amaçlanan hedeflere halen ulaşıldığını söyleyemem, ancak bunun kademeli ve zamana yayılan bir kazanım olduğunu söylemek mümkündür. Tek bir güçlü ses olmanın piyasada kurumsal bir karşılığı olsa da ekonomik sonuçları beklediğimiz hıza henüz ulaşmadı” diye belirtti.

“Ekiplerin birleşmesiyle daha geniş bir haber havuzu oluştu”

Birleşen gazetelerdeki muhabirlerin durumuna da değinen Vahit Olcay, “Bizim için çalışanlarımızın durumu en az gazetenin geleceği kadar önemliydi. Ekiplerin birleşmesiyle daha geniş bir haber havuzu oluştu. Muhabir arkadaşlarımız artık farklı bakış açılarıyla, daha donanımlı bir editöryal kadroyla çalışıyorlar. İlk baştaki adaptasyon sürecini atlattıktan sonra, muhabir bazında daha uzmanlaşmış bir iş bölümüne geçmeyi başardık” diye aktardı.

“Daha derinlemesine analizler ve özel dosyalar üretebiliyoruz”

Gazete birleşmelerinin içeriğe olumlu yansıdığını anlatan Vahit Olcay, “Eskiden beş farklı gazete kısıtlı imkanlarla aynı haberin peşinde koşarken, şimdi Bitlis Dideban ve Doğru Haber çatısı altında daha derinlemesine analizler ve özel dosyalar üretebiliyoruz. Teknik imkanlar, haberin görsel ve içerik kalitesini doğrudan yukarıya çekti” dedi.

“Yerel basının hayatta kalması için bu bir zorunluluktu”

“Yerel basının hayatta kalması için bu birleşme bir zorunluluktu” diyerek sözlerine devam eden Vahit Olcay, “Kurumsallaşma ve profesyonelleşme adına dev bir adım attık. Ancak gönül isterdi ki her gazete kendi ismiyle ve kendi özgün sesiyle bağımsızca yaşasın. Birleşme, ayakta kalmanın bedeli olarak bazı seslerin birleşip tek bir gür sese dönüşmesi anlamına geldi” şeklinde konuştu.

“Bizim burada uyguladığımız model, yerel gazeteciliğin kurtuluş reçetesidir”

Bitlis’te uygulanan bu model diğer şehirlere örnek olabilir mi şeklindeki sorumuzu da cevaplandıran Vahit Olcay, “Bitlis bu konuda öncü oldu diyebilirim. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından yapılan araştırma verileri de gösteriyor ki yerel basın büyük bir daralma içinde. Bizim burada uyguladığımız model, aslında yerel gazeteciliğin Türkiye'deki kurtuluş reçetesidir. Maliyetleri yönetemeyen her il, eninde sonunda bu ‘güç birliği’ modeline geçmek zorunda kalacak” dedi.