Röportaj: Hakan Tanrıverdi

Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın-Yayın Bölümünden mezun olan Burak Ütücü, 2015 yılında Hürriyet gazetesinde stajyer video editör olarak mesleğe başladı. Londra’da bir prodüksiyon şirketinde staj yaptı. Daha sonra Journo.com.tr, Inside Turkey, Al Jazeera English için çalıştı. Kapsül Bülten’de editörlük, Independent Türkçe’de video muhabirlik yaptı. 2021 yılından itibaren serbest gazeteci olarak çalışmaya başladı. Burak Ütücü’ye, röportaj teklifimi kabul ettiği ve paylaştığı bilgiler için teşekkür ederim.

Serbest gazeteciliği nasıl tanımlıyorsunuz? Kimlere serbest gazeteci denilmektedir?

Serbest gazeteciliği ikiye ayırmak gerekiyor Türkiye’deki serbest gazetecilik ve küresel serbest gazetecilik olarak. Serbest gazetecilik Batıda tam zamanlı bir iş olarak görülüyor ve iyi bir geliri var. İstikrarlı bir şekilde uzun süreler yapılabiliyor. Ülkemizde ise işsiz gazetecilerin tercih ettiği ve mecburen yapılan bir iş kolu olarak karşımıza çıkıyor. 10 gazeteciden 3 tanesi tercih ederek mesleğini icra edebilirken, 7 gazeteci işsiz olduğu için mecburen yapıyor diyebiliriz. Medyada algoritmanın hâkim olması, pastanın küçülmesi ve masraflardan dolayı küçülmeye giden kuruluşlardan çıkarılan gazeteciler mecburen serbest gazeteciliğe yöneliyor.

Kime serbest gazeteci diyoruz sorusuna şu şekilde cevap verebilirim. Bulunduğu konum itibariyle, o coğrafyadaki medya kuruluşlarına düzenli veya düzensiz olarak, kimi zaman ayda 2, bazen de 5-6 kuruma haber yapabilen gazetecilerdir. Düzenli sabit bir geliri yakalayamamış, farklı metotlarla içerik üreten kişilerdir. Bazılarının yelpazesi geniş, bazılarınınki sabittir. Farklı kurumlara iş yaparak gazetecilik hizmeti veren, sigorta ve süreklilikten yoksun, yol ücreti, yemek ücreti vs. sosyal haklardan yararlanamayan kişilerdir.

Ne zamandan beri serbest gazeteci olarak çalışıyorsunuz? Serbest gazeteci olmaya nasıl karar verdiniz? Sizi serbest gazeteci olmaya yönlendiren şeyler nelerdir?

2019 yılında öğrenciyken başladım mesleğe. 2021 pandemi dönemi işsizlik dönemimdi. Bu dönemde çalışmamayı ben tercih ettim. 2021 Şubat ayında İzmir’de Kapsül Bülten’e haber yapmaya başladım, yine 2021 yılında Independent Türkçe’de tam zamanlı işe başladım. Ek gelir olarak Kapsül Bülten’e iş yapmaya devam ettim. Ayrıca freelance olarak irtibatlı olduğum kurumlarla iş yaptım.

Serbest gazeteci olarak nasıl çalıştığınızı anlatabilir misiniz? Haber konularını siz mi öneriyorsunuz yoksa sizden belirli haberleri yapmanız mı isteniyor?                                                                               

Bizim sektörde “pitch etmek” diye bir kavram vardır. Bu kavram bizim rüyalarımızı süsler. Haberi düşünüp, tasarlayıp, konu hakkında kimlerle görüşeceğimi araştırıp, hangi mecralarda yayımlatabileceğimi not alarak işe başlıyorum. Örneğin şüpheli kadın cinayetleri konusunda bir haber yapıyorum. Bu haber önerisi taslağını ilgilenebilecek kurumlara mail olarak atıyorum veya editörlerle görüşüyorum. Editör taslağın orijinaline sadık kalmak şartıyla, şurasını düzelt veya burasını böyle yaz diye düzeltmelerde bulunuyor. Böylelikle editoryal süreç başlamış oluyor. Bazı kurumlar ise bana direkt şu konuda bir yazı hazırla diyor, örneğin İzmir Gazeteciler Cemiyeti, benimle irtibata geçerek insan hakları günü için teklif getirdi. Ben de yaptım.

Düzenli olarak belirli mecralara mı haber yapıyorsunuz yoksa haberinizi kim isterse o mecraya mı satıyorsunuz? En çok haber yayımlattığınız mecralar hangileridir?

2024 yılında Euronews Türkçe’de tam zamanlı çalışmaya başladım. Şu anda hem tam zamanlı çalışıyorum hem de freelance olarak çalışabiliyorum. Yabancı kuruluşlarda bu durum yaygın olarak uygulanıyor. Journo.com.tr, Inside Turkey, Al Jazeera, Balkan Inside gibi kuruluşlara haber sağlıyorum.

Serbest gazetecilikten elde ettiğiniz geliri yeterli buluyor musunuz? Yoksa serbest gazetecilik dışında başka işlerde yapmak zorunda kalıyor musunuz?

Ben şu an için yeterli buluyorum. Haftada 5 gün çalışıyorum ve kurumsal medyada çalışan gazeteci meslektaşlarımla aşağı yukarı aynı ücreti alabiliyorum. Başka herhangi ek bir iş yapmıyorum. Ancak yine de Türkiye’deki gazetecilik maaşları hak ettiğinin çok altında. Haber üretimi ucuz bir şey değil hatta çok pahalı bir iş ama bedava tüketilmek isteniyor.

Sizin için gazetecilik etiği ne anlama geliyor? İlkelere uygun davranmak önemli mi?

Etik benim için çok önemli bir kavramdır. Hesap verilebilirlik ve dengeyi gözeterek haber yapma yani küresel habercilik yapma şeklidir. Kurumun ve kendi koyduğum ilkeler çok önemlidir. Küresel haberciliğe uygun bir dille haber yapma konusunda hassasım çünkü burada yayımlanan bir haber Brüksel’de de yayımlanabiliyor.

Serbest gazeteci olarak kendinizi ne ölçüde özgür hissediyorsunuz? Serbest gazeteciler medya kuruluşunda çalışan gazetecilerden daha mı özgür? Serbest gazeteciliğin avantajları ve dezavantajları nelerdir? 

Kendimi daha özgür ama güvencesiz olarak görüyorum. Haber yapma konusunda ve tercihlerim konusunda özgürce hareket edebiliyorum ancak maddi ve manevi olarak yalnız kalıyorsunuz. Maddi olarak sigorta, yol, yemek, sağlık sigortası gibi imkânlardan faydalanamıyorsunuz. Hasta bile olmamanız gerekiyor çünkü çalışamazsanız ücret alamazsınız. Bu da üzerinizde büyük baskı oluşturuyor. Manevi olarak açıklarsak, örneğin Saraçhane’de medya kuruluşları çalışanlarının arkasında duruyor. Zarar görmemeleri için önlemler alabiliyor. Serbest gazetecilik yapan kişilerin çok ciddi maddi ve manevi sorunları var. 

Serbest gazeteci olarak turkuaz basın kartından yararlanabiliyor musunuz? Yararlanamıyorsanız bu durum sahada haber yaparken sıkıntı yaratıyor mu? Bu sorunun çözülmesi için ne önerirdiniz?

Turkuaz basın kartlarını ikiye ayırabiliriz. Yurt dışı basın mensuplarına turkuaz kartı veriyorlar. Onlar rahatlıkla alabiliyorlar. Türkiye’deki serbest gazeteciler için kâğıt üzerinde verilebiliyor ancak uygulamada benim şahit olduğum hiç kimse yok. Benim kartım yok ancak bu benim tercihim. Ben yabancı kuruluşta çalıştığım için başvurabilirdim ancak kendim istemedim. Sahada ise durum şöyle, Ankara’da görev yapan gazetecilerin İletişim Başkanlığı’na akredite olup kart sahibi olmaları gerekiyor. Aksi takdirde toplantılara katılıp haber yapamazlar. Ancak İstanbul’da kurum tanıtım kartınız olması yeterli oluyor haber yapmak için. Ben yakın bir tarihte Adalet Bakanı’nın basın toplantısına sorunsuz bir şekilde katıldım.

Serbest gazeteci olmak isteyen gençlere ne önerirdiniz? İyi bir serbest gazeteci olarak neleri bilmeliler? Ne türden bilgi ve becerilere sahip olmalılar?

Mesleğe atılmak isteyen arkadaşlarımın öncelikle yabancı dil konuşuyor olmaları gerekiyor. İngilizce zaten bilmeleri gerekiyor. Bunun yanı sıra başka bir dil daha bilmeleri çok önemli. Batılı ve yabancı kuruluşlarla çalışabilmeleri için bu şart. Tek başlarına haber merkezi gibi çalışmaları gerektiği için fotoğraf çekebilmeleri, video çekimi yapabilmeleri, bu çekimlerdeki açılardan tutun da her türlü detayı yapabilmeleri gerekiyor. Gerekli tüm ekipmanları tanımaları ve kullanabiliyor olmaları gerekiyor. Kamerayı veya fotoğraf makinesini ne zaman çıkartacağı ne zaman kayıt yapıp yapmayacağını kestirebilmesi gerekiyor. Networklerini mümkün olduğu kadar geniş tutmaya çalışmalılar. Şunu unutmamaları gerekiyor, sizin olduğunuz bölgeye gelemedikleri için sizinle çalışmak istiyorlar. Sizin de bu işi iyi bir şekilde yapıyor olmanız gerekiyor. Son olarak da riskleri göze alabiliyor olmaları gerekiyor.

Tekrar seçim yapma şansınız olsaydı yine gazeteciliği mi seçerdiniz? yoksa başka bir meslek mi seçerdiniz?

Ben mesleğimi çok seviyorum. 5 kere daha dünyaya gelsem yine gazeteci olurdum.

Gazeteciler Cemiyeti’ne veya başka bir meslek kuruluşuna üye misiniz? Bu kuruluşların gazetecilerin sorunlarını çözmeye veya yardımcı olmaya çalıştıklarına inanıyor musunuz?

Cemiyetler dış fonlarla ilgili girişimlerde bulunuyorlar. Bunu kıymetli buluyorum. Altının daha fazla doldurulması gerekiyor. Kâğıt üzerinde kalmamalı ve daha fazlası olmalı. Meslek örgütleri özel sektörlerle ilgili girişimler yapmalı. Hem mevcut gazetecilerin güçlendirilmesi hem de yeni katılan meslektaşlarımızı destekleyecek özel sektör fonları bularak çözüm üretmelidir.

Güncel bir gelişme olan Saraçhane mitinglerinde neler yaşandı? Gazeteciler görevlerini yapabildiler mi? Siz bir sorun yaşadınız mı?

Rahatlıkla görevimi yapabildim ancak yapamayan arkadaşlarımız vardı. Cadı avı gibi bir ortam vardı. Yapabilen yaptı yapamayan mağduriyet yaşadı. Orada bulunan herkes risk altındaydı. Tehdit olarak görüldüğümüz için çalışma şartlarımız zordu. Gazeteciler her evin kapısı çaldığında polis mi geldi diye endişe duymaya başlıyor. İşimizi yaptığımız için başımıza bir şey gelir mi diye bir güvensizlik oluşuyor.

Mesleki olarak en çok zorlandığınız bir şeyi değiştirmek isteseydiniz bu ne olurdu?

Kesinlikle maddi ve manevi güvence meselesi diyebilirim. Benim yaptığım iş bu ve hakkı da budur diyebilmeliyim. Kurumlar sahip çıkmalı, manevi olarak arkamızda durmalılar. Maddi olarak da sigorta, yemek, yol, özel sigorta, mesai gibi çalışanların sahip olması gereken haklarımızı vermeliler.