Televizyon ve sinema sektörünün deneyimli isimleri Üsküdar Üniversitesi’nde
17.12.2025 19:33

Televizyon ve sinema sektörünün deneyimli isimleri Üsküdar Üniversitesi’nde


Haber-Fotoğraf: Ilgaz ALTAY

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü tarafından düzenlenen etkinlikte, televizyon ve sinema sektörünün deneyimli isimlerinden Mahmut Aran, Serhat Sormaz ve İlknur Bal Kutlay, öğrencilerle bir araya geldi.

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü tarafından düzenlenen etkinlik, televizyon ve sinema sektörünün deneyimli isimlerini öğrencilerle buluşturdu. Çizgi Film ve Animasyon Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Cem Tutar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen programda Mahmut Aran, Serhat Sormaz ve İlknur Bal Kutlay, sektöre ilişkin deneyimlerini ve mesleki süreçlerine dair değerlendirmelerini öğrencilerle paylaştı.

Serhat Sormaz: "Kurgucu seyirciyle doğrudan bağ kurar"

Etkinlikte konuşan Kurgu Yönetmeni Serhat Sormaz, kurgu sürecinin yalnızca teknik bir aşama olmadığını, anlatının yeniden kurulduğu yaratıcı bir alan olduğunu belirtti. Drama anlatısında senaryonun birden fazla kez yazıldığını ifade eden Sormaz, “Senarist yazıyor, yönetmen çekim sırasında yeniden yazıyor, kurgu aşamasında ise senaryo bir kez daha şekilleniyor" dedi. Günümüzde dizi sektörünün hızla üretim yapmasının ekip yapısını da etkilediğine dikkat çeken Sormaz, geçmişte uzun bölümlerin tek kişi tarafından kurgulandığını, bugün ise bu sürecin kalabalık ekiplerle yürütüldüğünü söyledi. Sormaz ayrıca artık yalnızca kurgu için 7–8 kişilik ekiplerin çalıştığını belirtti.

Türkiye’de özellikle ses tekniğinde ciddi eksikler olduğunu dile getiren sormaz, bu durumun daha çok yatırım ve altyapı sorunlarından kaynaklandığını söyledi. Yurt dışındaki prodüksiyonlarda donanım yatırımlarının çok daha yüksek olduğunu belirten sormaz, bu farkın işin kalitesine doğrudan yansıdığını söyledi. Kurgucunun seyirciyle doğrudan bağ kuran kişi olduğunu vurgulayan Sormaz, “Kurguda hangi sahnenin ne hissettireceğini, ritmin nerede yükseleceğini ya da düşeceğini çok net görüyorsunuz” dedi. Uzun süreli dizilerde temponun sürekli aynı tutulamayacağını söyleyen Serhat Sormaz, anlatı ritminin doğru kurulması sürecin en önemli noktalarından biri olduğuna dikkat çekti.

İlknur Bal Kutlay: “Post prodüksiyon başlı başına bir uzmanlık alanı"

Etkinlikte konuşan İlknur Bal Kutlay, kariyerine teknik tarafta başladığını ve uzun yıllar post prodüksiyon alanında çalıştığını belirterek sektöre Sony’de edindiği deneyimlerle adım attığını söyledi. Post prodüksiyonun Türkiye’de ve dünyada başlı başına bir uzmanlık alanı olduğuna dikkat çeken Kutlay, kamera, ışık, ses ve post prodüksiyon hizmetlerinin büyük ölçüde kiralama sistemi üzerinden yürütüldüğünü ifade etti. Bir yapımın setten çıkmasının ardından asıl yoğun sürecin post prodüksiyon stüdyolarında başladığını söyleyen Kutlay, kurgunun bu aşamadaki en belirleyici unsurlardan biri olduğunu vurguladı. Kurgu sürecinde yönetmenin anlatmak istediği hikâyenin ve vermek istediği duygunun netleştiğini belirten Kutlay, miksaj, görsel efekt ve yayın çıkışıyla birlikte yapımın son hâlini aldığını söyledi.

Günümüzde post prodüksiyon ekiplerinin oldukça kalabalıklaştığını dile getiren Kutlay, bir dizinin bu aşamadaki ekip sayısının zaman zaman 20 kişiye kadar çıkabileceğini söyledi. Kurgu, ses, renk düzenleme ve görsel efekt gibi süreçlerin farklı ekipler tarafından yürütüldüğünü belirtti. Kariyer yolculuğuna değinen Kutlay, post prodüksiyon alanında ilerlemenin zaman ve deneyim gerektirdiğini belirtti. Sektörde çoğu kişinin en temelden başlayarak süreci tanıdığını ifade eden Kutlay, zamanla hangi alana daha yatkın olunduğunun fark edildiğini söyledi. Kendisinin de farklı teknik alanlarda çalıştıktan sonra post prodüksiyona yöneldiğini aktaran İlknur Bal Kutlay, bu alanın yapımın finalini belirlemesi açısından hem heyecan verici hem de büyük bir sorumluluk barındırdığını vurguladı.

Türkiye’de post prodüksiyonun teknik açıdan güçlü bir noktada olduğunu belirten Kutlay, özellikle kurgu alanında dünya standartlarında işler üretildiğini söyledi. Ses alanında ise yatırımların yetersiz kaldığını ifade eden Kutlay, bu durumun daha çok finansal ve kültürel sebeplerle ilişkili olduğunu dile getirdi. Dizi sektöründe zamanla yarışıldığını vurgulayan Kutlay, bazı işlerin yayına dakikalar kala teslim edildiğini belirterek bu yoğun temponun sektör çalışanları üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu söyledi.

Mahmut Aran: "Kurgucu seyirciye en yakın kişidir"

Sektöre çok erken yaşlarda adım attığını anlatan Mahmut Aran, lise yıllarında kamerayla tanıştığını ancak o dönem görüntü yönetmenliği ya da kameramanlığın ne anlama geldiğini tam olarak bilmediğini söyledi. İlk hedefinin kamera arkasında olmak olduğunu belirten Aran, staj sürecinde başladığı stüdyonun aynı zamanda bir kurgu merkezi olmasının kariyer yönünü değiştirdiğini söyledi. Çekim için sahada olmayı isterken zamanla kurgu masasının başında bambaşka bir dünya ile karşılaştığını dile getiren Aran, kurgunun sunduğu yorumlama ve yeniden inşa etme imkânının kendisini bu alana çektiğini belirtti. Çekilen görüntülerin kurgu sürecinde tamamen farklı bir anlatıya dönüşmesini izlemek, bu alana olan ilgisini artırdı.

Kurguya yönelme sürecinde ses ve renk düzenleme gibi farklı alanları da deneyimlediğini söyleyen Mahmut Aran, zamanla kendini en iyi ifade edebildiği alanın kurgu olduğunu fark ettiğini söyledi. Bu sürecin bir anda alınmış bir karar olmadığını, deneme-yanılma yoluyla şekillendiğini vurguladı. Kurgu sürecinin, yönetmenin ve ekibin çekim sırasında harcadığı emekten bağımsız olarak daha berrak bir bakış sunduğunu belirten Aran, kurgucunun seyirciye en yakın noktada duran kişi olduğunu ifade etti. Yönetmenlerin çekim sürecinde duygusal olarak “kirlenebildiğini”, kurgucunun ise malzemeye daha mesafeli yaklaşabildiğini söyledi.

Kurgunun yalnızca teknik bir işlem olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Aran, bu sürecin hikâye, ritim ve duygu üzerinden şekillendiğini dile getirdi. Kurgu masasındaki asıl meselenin, izleyicinin nerede duracağını, ne hissedeceğini ve hangi anda dikkatinin dağılacağını doğru hesaplamak olduğunu belirtti. Aran, yapılan işin başarısını ölçerken izleyici tepkisinin belirleyici olduğunu ifade etti. Kurgu sürecinde asıl hedefin, izleyicinin dikkatini dağıtmadan hikâyenin içinde tutabilmek olduğunu söyledi. Seyircinin nerede nefes alacağına, nerede dikkatinin yoğunlaşacağına kurgunun karar verdiğini belirten Aran, anlatının ritmini doğru kurmanın işin en kritik noktalarından biri olduğuna dikkat çekti.

Etkinlik, öğrencilerin sorularının yanıtlanması ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.