“Yapay Zekâ ile Film Üretimi” atölyesi gerçekleşti
21.10.2026 17:26

“Yapay Zekâ ile Film Üretimi” atölyesi gerçekleşti


Haber-Fotoğraf: Kadir AYHAN

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü tarafından düzenlenen etkinlikte, 18 yıllık sektör deneyimine sahip Yusuf Ergin, yapay zekâ destekli film üretimi ve yeni nesil görsel anlatım olanakları üzerine konuştu.

Düzenlenen “Yapay Zekâ ile Film Üretimi” atölyesinde, film sektöründe yapay zekâ kullanımına ilişkin güncel uygulamalar ele alındı. Atölyede Yusuf Ergin, yapay zekâ destekli görsel anlatım, reklam ve kısa film üretimi ile senaryo ve yönetmenlik süreçlerinde ortaya çıkan yeni üretim olanakları hakkında bilgi verdi.

"Mesleğimi yapay zekâya entegre etmeye çalışıyorum"


Yaklaşık 18 yıllık sektör deneyimine sahip olan Yusuf Ergin "Yaklaşık 18 yıldır sektördeyim. Bunun 15 yılını setlerde yardımcı yönetmen olarak geçirdim. Son 3-4 yıldır ise yönetmenlik ve senaristlik yapıyorum. Yaklaşık bir yıldır da birçok meslektaşım gibi ben de kendimi ve mesleğimi yapay zekâya entegre etmeye çalışıyorum. Film üretim süreçlerinde yapay zekâyı nasıl daha etkin kullanabiliriz, daha hızlı ve verimli nasıl üretim yapabiliriz, bunların üzerine çalışıyorum. Ağırlıklı olarak reklam projelerinde görev alıyorum. Bunun yanı sıra Yavuz Turgut ve Ömer Varga gibi isimlere asistanlık yaptım, çok sayıda sinema ve dizi projesinde çalıştım. Son olarak Instagram'da yayımlanan dikey formatlı AVM adlı dizide yer aldım. Volkswagen ve Türk Hava Yolları'na kadar birçok ulusal ve uluslararası markayla çalışma fırsatım oldu" ifadelerini kullandı.

Yusuf Ergin, yapay zekâ destekli film üretiminin insanlığın birikiminden beslendiğini ve geleneksel set süreçlerinin dijital ortama uyarlanmış hâli olduğunu vurgulayarak hikâye anlatımının temelinde insanın ve duyguların yer aldığını ifade etti. Ergin sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Bugün burada anlatacaklarım, teorik bir yönetmenlik dersinden ziyade kendi deneyimlerimden yola çıktığım bir paylaşım olacak. Öncelikle şuna inanıyorum arkadaşlar: Bir hikâyeyi edebiyatla, şiirle, resimle, yapay zekâyla ya da filmle anlatalım, günün sonunda yaptığımız her şey insanla ve insana dair olanla ilgili. Yapay zekâ dediğimiz şey de aslında insanlığın binlerce yıllık birikiminden beslenen bir veri bütünü. Dolayısıyla bizim üretim sürecimizde yaptığımız şey, bir anlamda insanlığın birikimini kullanarak yeni bir şey ortaya koymak. Kendi çalışmalarımda da yapay zekâ destekli üretimin, sette uyguladığımız süreçlerin dijital ortama taşınmış hâli olduğunu gördüm. Setlerde oyuncuyla ilgili bir sorun yaşadığımızda onu düzeltiriz, kamera bozulduğunda kamerayla ilgileniriz, trafikte bir aksaklık olduğunda onu çözeriz. Bir sorunu giderdiğimizde bu kez başka bir sorun ortaya çıkabilir. Yapay zekâyla üretim yaparken de benzer bir süreçle karşılaşıyoruz; sürekli düzenleme yapıyor, eksikleri gideriyor ve istediğimiz sonuca ulaşmaya çalışıyoruz".

Hikâye anlatımının temel kurallarının yüzyıllardır değişmediğini, yapay zekânın ise bu kuralları ortadan kaldırmak yerine hikâyelerin anlatılma biçimini ve üretim süreçlerini dönüştürdüğünü belirten Ergin, "Hikâye anlatımının temelinde de çok büyük bir değişim olmadığını düşünüyorum. Aristoteles, yaklaşık 2 bin 400 yıl önce, bir hikâyenin nasıl kurulması gerektiğini ve finalinde izleyicinin duygusal bir karşılık bulmasının önemini ortaya koymuştu. Hikâyenin sonunda izleyicinin bir duygu yaşaması, anlatılanı anlaması ve bu deneyimden bir şey öğrenmesi gerekiyor. Bugün Christopher Nolan gibi yönetmenlerin filmlerinde de hikâye anlatımının temel prensiplerini görebiliyoruz. Senaryo ve hikâye kuramları, özünde varlığını koruyor; değişen ise bu hikâyeleri anlatmak için kullandığımız araçlar ve yöntemler. Yapay zekâ da bu noktada hikâye anlatımını ortadan kaldıran değil, üretim biçimlerini dönüştüren yeni bir araç olarak karşımıza çıkıyor" dedi.

Etkinlik yapay zeka entegreli uygulamanın yapıldığı atölye çalışmasıyla sona erdi.