Üsküdar Üniveristesi’nde Reklamcılık Zirvesi düzenlendi
Reklamcılık Zirvesi sektör temsilcileri, öğretim elemanları ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti.
Haber-Fotoğraf: Meryem AYDIN - Kevser YILMAZ - Melek Sueda AKSOYLU
Üsküdar Üniversitesi Reklamcılık Bölümü ve Reklam Yaratıcıları Derneği iş birliğiyle “Reklamcılık Zirvesi: Reklamı Yeniden Tanımlamak” isimli etkinlik düzenlendi.
Açılış konuşmalarını Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay ile Reklamcılık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özgül Dağlı’nın yaptığı etkinlikte 6 oturum gerçekleştirildi. Birinci oturumda “Yapay Zekâ Çağında Yaratıcılık: Tehdit mi? Katalizör mü?”, ikinci oturumda “Algoritmaların Dili: Markalar İnsanlara Mı, Platformlara Mı Konuşuyor?”, üçüncü oturumda “Reklamın Vicdanı: Amaç Odaklı İletişim Gerçek mi, Trend mi?”, dördüncü oturumda “Influencer’dan Creator’a”, beşinci oturumda “Veri mi, Sezgi mi? İlgiden Fikre Giden Yolda Denge Arayışı” ve son oturumda ise “Gen Z ve Sonrası” konuları tartışıldı. Etkinliğe öğrenciler, öğretim elemanları ve sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi.
Prof. Dr. Özgül Dağlı: Derslerde gördüğünüz bilgilerin gerçekte nasıl uygulandığını burada göreceksiniz
Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özgül Dağlı, etkinliğin açılışında reklamcılığın özellikle yaratıcılık boyutunun ele alınacağını ve öğrencilerin derslerde edindikleri teorik bilgileri sektör temsilcilerinin deneyimleriyle pekiştirme fırsatı bulacaklarını söyledi. Dağlı, “Bugün reklamcılığı konuşacağız. Daha çok, reklam yaratıcılığını konuşacağız. Bizden aldığınız derslerde gördüğünüz bilgilerin gerçekte nasıl uygulandığını burada göreceksiniz ve değerli reklamcılar deneyimlerini bizlerle paylaşacaklar” dedi.
Prof. Dr. Gül Esra Atalay: Sektörle temas etmeden hiçbir iletişim eğitimi tamamlanmış sayılmaz
Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, etkinliğin açılışında sektör-üniversite iş birliğinin önemine ve reklamcılıkta yaşanan dönüşüme dikkat çekti. Atalay, “Sektörle temas etmeden hiçbir iletişim eğitimi tamamlanmış sayılmaz. Bugün hepimiz bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyoruz. Özellikle yapay zekâ teknolojilerinin hayatımıza girmesiyle birlikte yaratıcılığın neye dönüştüğünü daha fazla konuşmaya ihtiyaç var. Reklam yalnızca bir ürünü ya da hizmeti tanıtmak değildir; aynı zamanda kültür yaratan ve kültürü şekillendiren bir alandır” dedi.
"Yapay zekâ reklamcılar için bir katalizör"
Moderatörlüğünü Reklam Yaratıcıları Derneği Başkanı Çağlar Gözüaçık’ın yaptığı ilk oturumda KARPAT Kurucusu ve Yaratıcı Başkanı Karpat Polat ve FormatC-Yaratıcı Direktörü ve Yönetici Ortağı Mert Bitmez, “Yapay Zekâ Çağında Yaratıcılık: Tehdit mi? Katalizör mü?’’ başlığı altında, yapay zekânın reklamcılığa etkisini değerlendirdiler. Bitmez, “Yapay zekâ yeni bir mecra açmıyor ama reklamcılığa bakış şeklimizi kökten değiştirmeye hazırlanıyor. Yapay zekâ ile her şeyi çok daha hızlı, çok daha pratik, çok daha farklı yapma imkânımız var. Yani bir yandan eskiden düşündüğümüzden çok daha parlak, çok daha ilginç düşünüyoruz” diyerek özellikle üretim ve uygulama süreçlerinde hız ve pratiklik sağladığını vurguladı. Polat ise reklamın özünde insan ve duygu olduğunu belirterek, “Reklam en iyi yapıldığında sanat eserine yaklaşır. Yapay zekâ bir tekniktir; ama tutku ve sezgi olmadan unutulmaz işler çıkmaz” ifadelerini kullandı. Oturumda, yapay zekânın kaçınılmaz bir dönüşüm olduğu ancak yaratıcılığın merkezinde hâlâ insanın bulunduğu görüşü öne çıktı.
"Reklamda iyi fikir her şeydir"
Moderatörlüğünü İstanbul Marketing Group Kurucusu Batuhan Çevik’in yaptığı, “Algoritmaların Dili: Markalar İnsanlara mı, Platformlara mı Konuşuyor?” başlıklı oturumda, Marka Danışmanı Gökhan Alacahanlı ve Advisor Marketing Kurucusu Okan Gündem, sektörde deneyim, strateji ve yaratıcılığın dönüşümünü değerlendirdiler.
Okan Gündem, “Reklamda iyi fikir her şeydir; mecra değişir, teknoloji değişir ama güçlü bir fikir her zaman yolunu bulur. Önemli olan o fikri doğru stratejiyle ve doğru mecra ile buluşturabilmektir. Bugün iletişim kanalları çeşitleniyor ancak iyi bir fikir her platformda kendine yer bulabilir” diyerek stratejik düşünmenin ve yaratıcı fikrin reklamcılıktaki belirleyici rolüne dikkat çekti. Gökhan Alacahanlı ise genç iletişimcilere seslenerek, “Bu sektörde kalıcı olmak istiyorsanız merakınızı ve öğrenme isteğinizi hiçbir zaman kaybetmemelisiniz. Çünkü iletişim dünyası sürekli değişiyor ve bu değişime ayak uydurabilenler sektörde varlığını sürdürebiliyor. Kendinizi geliştirmeye devam ettiğiniz sürece sektörde her zaman yeni fırsatlarla karşılaşabilirsiniz” ifadelerini kullandı. Panelde, reklamcılık alanında sürdürülebilir başarının güçlü fikir, doğru strateji ve sürekli öğrenme yaklaşımıyla mümkün olduğu vurgulandı.
“Reklamın Vicdanı: Amaç Odaklı İletişim Gerçek mi, Trend mi?”
Moderatörlüğünü Marka Danışmanı Esra Baykal’ın yaptığı “Reklamın Vicdanı: Amaç Odaklı İletişim Gerçek mi, Trend mi?” başlıklı üçüncü oturumda, Serdesin Kurucusu ve Yaratıcı Başkanı Serhat Bayram ve Simple Global Agency Ajans Başkanı Mert Dai, reklamın vicdanı ile toplumsal fayda projelerinin sektördeki yerini değerlendirdiler.
Serhat Bayram, markaların sosyal sorumluluk projelerine yaklaşımında Türkiye’nin ekonomik ve sektörel gerçekliklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, “Bu tarz işlerin bizim ülke için çok romantik olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı ve markaların öncelikle kendi temel değer önerilerini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. Mert Dai ise toplumsal fayda projelerinin kısa vadeli iletişim çalışmalarıyla değil, uzun vadeli bir bakış açısıyla anlam kazanabileceğine dikkat çekerek “Sabır, zaman ve süreklilik gerekiyor. Başka türlü bu iş olmaz” dedi ve markaların toplumsal konulara yaklaşırken güven inşa eden, sürdürülebilir ve samimi projeler geliştirmesinin önemine değindi. Panelde ayrıca sosyal fayda çalışmalarının yalnızca bir iletişim aracı değil, markanın değerleriyle uyumlu bir stratejiyle yürütüldüğünde gerçek etki yaratabileceği vurgulandı.
"Yapay zeka influencerlar insan influencerların yerini alamaz"
Moderatörlüğünü Deep 360 Kurucusu Esma Bitirim’in yaptığı “Influencer’dan Creator’a” başlıklı dördüncü oturumda Tazefikir Group Ajans Başkan Yardımcısı Özlem Dural, Oyuncu&Influencer Buse Kara ve Das Space Kurucusu Selin Karahan, influencer marketing’in dönüşümü, veri odaklılık ve yaratıcılık dengesini ele aldılar.
Özlem Durak, “Artık tek başına takipçi sayısı bir kriter değil; etkiyi ve dönüşümü konuşuyoruz” diyerek ölçülebilir sonuç ve güven inşasının önemini vurguladı. Selin Karahan, stratejik kararların markanın ihtiyacına göre şekillendiğini belirterek influencer marketing’in “sadece performans kanalı” olarak konumlandırılmasının kreatif ruhu zayıflatacağını ifade etti. Buse Kara ise “Ben ne üretmek istiyorum?” sorusunun merkezde olması gerektiğini söyleyerek algoritmaya rağmen özgünlüğün değerini öne çıkardı. Panelde ayrıca yapay zekâ influencer’ların yükselişi konuşulurken, insan hikâyesinin yerini tamamen alamayacağı görüşü paylaşıldı.
“Teknoloji işi kolaylaştırır ama fikri olan kazanır"
Moderatörlüğünü Arha Digital'in Pazarlama İletişimleri Grup Başkanı Özlem Çoşar’ın yaptığı “Veri mi Sezgi mi? İçgörüden Fikre Giden Yolda Denge Arayışı” başlıklı beşinci oturumda CIAN Kurucusu ve Yaratıcı Başkanı Cihan Kavaklıpınar, OctoStory Kurucusu ve Kreatif Direktörü Samet Koşar ile Judo’da Sensei'den Kağan Küçük, dijital dönüşüm, veri kullanımı ve yeni nesil iletişim stratejilerini ele aldılar.
Cihan Kavaklıpınar, markalar için artık en kritik konunun doğru veriyi anlamlandırmak olduğunu vurgulayarak, “Veriye sahip olmak tek başına yeterli değil; onu doğru okuyabilmek asıl mesele” ifadelerini kullandı ve stratejik kararların sezgiyle değil içgörüyle beslenmesi gerektiğini belirtti. Samet Koşar ise dijital dünyada hızın belirleyici olduğuna dikkat çekerek “Bugün hızlı uyum sağlayamayan markaların görünür kalması çok zor” dedi ve özellikle genç kitleyle iletişim kurarken dili ve platformu doğru seçmenin önemine değindi. Kağan Küçük ise teknolojinin yaratıcılığı destekleyen bir araç olduğunu hatırlatarak “Teknoloji işi kolaylaştırır ama fikri olan kazanır” sözleriyle güçlü yaratıcı fikrin hâlâ merkezde olduğunu ifade etti. Panelde, dijitalleşmenin yalnızca mecra değişimi değil, aynı zamanda düşünme biçiminin dönüşümü olduğu vurgulandı.
"Gençlerin başarılı olmak için dijital dağınıklıktan sıyrılmaları gerekiyor"
Moderatörlüğünü Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özgül Dağlı’nın yürüttüğü, “Gen Z ve Sonrası” başlıklı son oturumda, Future Experience Studio Kurucusu Serdar Keskin ile Lighthouse VFX Kurucusu ve CEO Arman Şernaz, reklamcılığın geleceği, girişimcilikte "söz" vermenin önemi ve Gen Z kuşağının sektördeki konumunu tartıştılar.
Arman Şernaz, girişimcilik yolculuğunda sermayeden ziyade verilen sözü tutmanın yarattığı katma değere dikkat çekerek, “Söz verdiğiniz zaman sözü yoktan var edebiliyorsunuz; sözünüzü tutup o güven bağını kurduğunuz an ciddiye alınan bir firma oluyorsunuz” ifadelerini kullandı. Şernaz, özellikle odaklanma ve dikkatin günümüzdeki en büyük varlık olduğunu belirterek, gençlerin başarılı olmak için dijital dağınıklıktan sıyrılıp kendi “uzun patikalarını” oluşturmaları gerektiğini vurguladı. Serdar Keskin ise sektördeki “yetenek enflasyonuna” ve yapay zekânın yarattığı kaygılara değinerek, gençlerin sadece bugünün verileriyle değil, 10 yıl sonrasını hayal ederek hazırlanmaları gerektiğini savundu. Panelde, başarılı bir kariyer için teknik yetkinliklerin ötesinde karakterin, tutkunun ve fark yaratan yaratıcı yaklaşımların belirleyici olduğu mesajı verildi.
Her oturumun ardından katılımcılara teşekkür belgesi verildi. Soru cevap bölümünün ardından etkinlik sona erdi.