Haber Üsküdar – Ayça Aracıçam

Clubhouse, pandemi sürecinde yeni bir sosyal medya uygulaması olarak hayatımıza girdi. 2020 Nisan ayında kullanıcı deneyimine sunulan sesli sohbet platformu olan Clubhouse, Türkiye’de 2021 yılı başlarında popüler hale geldi. Davetle üye olunabilen ve sadece İos (İphone) kullanıcılarının erişimine açık olan platform, hızla üye sayısını artırıyor.

Biz de Haber Üsküdar olarak bu platformun neden popüler hale geldiğini, kalıcı olup olmayacağını, bu yeni platformu aktif kullanan iletişim alanından iki akademisyene sorduk. Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halil Nalçaoğlu ile Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan sorularımızı cevapladı.

Prof. Nalçaoğlu: “Her yeni uygulama çeşitli inovasyonlar ile ortaya atılıyor, kullanıcı tarafından benimsenirse gelişiyor”

Prof.Dr. Halil Nalçaoğlu, Clubhouse uygulamasının neden popüler hale geldiğini şöyle açıkladı: “Sosyal medya uygulamaları, içinde bulunduğumuz çağda toplumsalın ‘kök süreci’ olarak tanımladığım iletişim için sık sık yeni mecralar olarak karşımıza çıkıyor. Clubhouse da bunlardan biri. Dikkat edilirse her yeni uygulama çeşitli inovasyonlar ile ortaya atılıyor, kullanıcı tarafından benimsenirse gelişiyor. Bu uygulamanın inovasyonu yalnızca sese dayanması, katılımcı profil fotoğrafları dışında görsel içermemesi. Bunun yanında, uygulamaya davet ile girmek, ‘özel kulüp mantığı’ ile ‘odalarda’ buluşma ve sohbet ortamları yaratmak, insanları gerçek isimleri ile katılmaya yönlendirmek gibi yenilikler sayılabilir. Clubhouse'un hızlı kabul görmesinde bu inovasyonların payı mutlaka var."

Prof. Halil Nalçaoğlu ayrıca pandemi sürecinde ortaya çıkan yüz yüze sohbet ihtiyacının bu platforma yaradığını ifade ediyor: “Küresel salgın döneminde ev-odaklı yaşayan, evden çalışan belli bir toplumsal kesim gündelik deneyimler bakımından önemli bir kayba uğradı. Bu kesim normal şartlarda iletişim etkinliklerini lokanta, kafe vb. sosyal mekanlarda yüz yüze sohbet ile gerçekleştiriyordu. Kısıtlamalar nedeniyle bu alanda önemli bir boşluk doğdu ve Clubhouse bu boşluğu mükemmel biçimde doldurdu.”

Prof. İrvan: “Platform insanlara kendi istedikleri konularda istedikleri şekilde konuşma olanağı sunuyor”

Prof. Dr. Süleyman İrvan ise Clubhouse uygulamasının popüler hale gelmesini demokratikleştirici özelliğine bağlıyor: “Uygulamanın bu denli popüler hale gelmesinin birden çok nedeni var bana göre. Her şeyden önce yeni ve ilginç bir platform, insanlar sırf merak için bile girip neler olup bittiğini öğrenmeye çalışıyorlar. Hele biz iletişimciler için kaçınamayacağımız bir platform. İkincisi, insanlara kendi istedikleri konularda istedikleri şekilde konuşma olanağı sunuyor. O nedenle de ilgi çekiyor. Galiba bir üçüncü neden de katılımcıları eşitlemesi. Her ne kadar oturumlara katılanlar sizin kim olduğunuzu biliyorlarsa da orada ön isminizle varsınız, Süleyman’sınız, Ayça’sınız, bu da demokratikleştirici bir özellik.”

Prof. Nalçaoğlu: “Ben gizlice takip edilme paranoyası yaşamıyorum”

Clubhouse’da yapılan konuşmalar kaydedilmiyor görünüyor. Peki birilerinin gizlice konuşmalarınızı kaydedebileceğini düşünüyor musunuz şeklindeki sorumuzu Prof. Dr. Halil Nalçaoğlu şu şekilde cevaplıyor: “Şahsen ben gizlice takip edilme paranoyası yaşamıyorum. Hiçbir ortamda yasa dışı ve etik olmayan bir tutum sergilemediğimi biliyorum ancak, Türkiye'de siyasal arenadaki yerinize, toplumsal konumunuza, ekonomik gücünüze, kısaca toplum nezdinde tanınırlık ve etki derecenize bağlı olarak konuşmalarınız, yazdıklarınız, çizdikleriniz birilerinin olumsuz anlamda dikkatini çekebilir. Sosyal linçe uğrayabilirsiniz, emniyet güçleri hakkınızda kovuşturma başlatabilir, sosyal çevrenizden dışlanabilirsiniz. Bütün bunları örnekleri ile yaşıyoruz. Bu anlamda bir sosyal medya ortamında konuşmaların kaydedilmiyor olması ya da gizlice kaydedilmesi algı dışında önemli bir fark yaratmıyor diyebilirim. ‘Söz uçuyor’ algısı ve düşüncesi ile rahat davrananlar olabilir.”

Prof. İrvan: “Kamusal alanda konuşurken sözcüklerinizi dikkatli seçmek zorundasınız”

Sorumuza Prof. Dr. Süleyman İrvan da benzer bir cevap veriyor: “Gizlice dinleniyor olmak mümkün. Sonuçta burası bir kamusal alan ve siz kamusal alanda konuşurken sözcüklerinizi dikkatli seçmek, arkasında duramayacağınız ifadelerden kaçınmak zorundasınız. İstediğinizi söyleyip, istediğinize hakaret eder, nefret söyleminde bulunursanız, zaten suç işliyorsunuz demektir. Bunun da mazereti olmaz. İnsan özel hayatında bile nefret söyleminden kaçınmalıdır. Bunun dışında, söylenmesi gerekeni, başınıza bir iş gelir diye söyleyemiyorsanız, Clubhouse’a da girmeyiverin.”

Prof. Nalçaoğlu: "Ben bu iletişim kanallarını toplumsalın inşa edilmesi sürecinin yeni yolları olarak görüyorum"

Sizi Clubhouse uygulamasında neler rahatsız ediyor şeklindeki sorumuzu cevaplandıran Prof. Dr. Halil Nalçaoğlu, Bu uygulamada kendisini rahatsız eden bir özellik bulunmadığını ifade etti. Nalçaoğlu şunları söyledi: "Ben bu iletişim kanallarını toplumsalın inşa edilmesi sürecinin yeni yolları olarak görüyorum. Bu nedenle ara sıra dile getirilen olumsuzluklardan ziyade bu yeni kök sürecin eskisi ile karşılaştırıldığında nasıl bir sosyal ilişki düzeni, nasıl bir sosyal kimlik inşası, kuşaklar arasındaki ilişkilerde nasıl bir yeni parametre, eğitim ve sosyalleşme süreçlerinde çocuk ve gençlere nasıl yenilikler ortaya koyduğu ile daha fazla ilgileniyorum."

Prof. Dr. Süleyman İrvan ise, ben her şeyi biliyorum, sadece beni dinleyin yeter diyen tipleri rahatsız edici bulduğunu ifade etti: "Susmak bilmeyen, adeta oturumu esir alan bu kişiler bence oturum açsınlar saatlerce konuşsunlar, başkalarını rahatsız etmesinler. İkincisi, beğenmediğimiz bir fikri beyan eden kişileri hemen oturumdan atma gibi eylemlere tanık oldum. Bu da hoş değil. Nefret söylemi ve hakaret olmadıkça hoşumuza gitmeyen düşünceleri de dinlemek zorundayız."

Prof. İrvan: "Konuştuğunuz kişinin kim olduğunu biliyorsanız, iletişiminiz de daha sahici olacaktır”

İnsanların gerçek kimlikleriyle bu platformda yer almak zorunda olması daha mı iyi şeklindeki sorumuzu Prof. Dr. Süleyman İrvan cevapladı: “Konuştuğunuz kişinin kim olduğunu biliyorsanız, iletişiminiz de daha sahici olacaktır. Aynı zamanda, gerçek isminizle konuştuğunuzda kişisel itibarınızı da düşünmek, insanlarla kavga etmekten kaçınmak, kibar davranmak zorunda kalıyorsunuz. Bu da iyi bir şey. Karşınızdaki kişi sizin kim olduğunuzu biliyorsa ona göre davranacaktır. Hakaret eden biri zaten bir daha sizin karşınıza çıkma cesareti gösteremeyecektir.”

Clubhouse uygulamasının şimdilik insanlar için yeni bir heves gibi algılandığını ifade eden İrvan şunları söyledi: “Ben insanların uzun süre bu platformlarda kalacaklarını düşünmüyorum. Sanırım bir süre sonra düzenli tekrarlanan oturumlar olacak ve bizler de bileceğiz, hangi saatte ne dinleyebiliriz diye. Birkaç tanesi şimdiden düzenli hale gelmeye başladı bile. Bir de güncel konulara ilişkin oturumlar olacak. Sanatçılar ve fenomenler gelir elde edebilecek bir formül bulurlarsa kalıcı olabilirler. Aksi takdirde onlar da çekilecektir.”