Üsküdar İletişim'de radyo heyecanı: Öğrenciler canlı yayına konuk oldu
Haber-Fotoğraf: Kevser YILMAZ
Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü ile Kafa Radyo iş birliğinde düzenlenen “Önce Radyo, Önce İnsan” başlıklı etkinlikte, program yapımcısı Cem Arslan öğrencilerle bir araya geldi.
6 Mayıs Radyo Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte Kafa Radyo’nun canlı yayın aracıyla kampüsten yayın yapılırken, günün devamında Cem Arslan’ın katılımıyla radyo ve medya deneyimlerinin konuşulduğu bir söyleşi gerçekleştirildi.

Cem Arslan yayın sürecine dair deneyimlerini paylaştı
Kampüste gerçekleştirilen canlı yayın sırasında öğrenciler, Kafa Radyo yayın aracına konuk oldu. Program yapımcısı Cem Arslan ve ekibi, öğrencilerle samimi bir sohbet gerçekleştirirken, radyo yayıncılığına dair deneyimlerini paylaştı. Yayın süresince öğrenciler hem canlı yayın atmosferini deneyimleme fırsatı buldu hem de sektörle ilgili merak ettikleri sorulara yanıt buldu. Ardından Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hale Yaylalı’nın açılış konuşmasıyla birlikte etkinliğin söyleşi bölümüne geçildi.

“İletişim sadece eğitimle değil, enerjiyle mümkün”
Program yapımcısı Cem Arslan, söyleşide iletişim alanında başarılı olmanın yalnızca akademik eğitimle sınırlı olmadığını vurguladı. İletişimciliğin temelinde bireysel enerji, merak ve kendini geliştirme isteğinin yer aldığını belirten Arslan, “İletişim fakültesine giren herkes iletişimci olarak çıkamıyor. Çünkü bu işin temelinde bir enerji var. O enerji yoksa, sadece eğitimle bunu tamamlamak zor. İletişime açık olmak gerekiyor. Kendini dünyaya açmak, farklı alanlara ilgi duymak gerekiyor. Bilgiyle beslenmeyen bir özgüvenin karşılığı yok. Ne kadar konuşursan konuş, altını dolduramıyorsan bir yerde tıkanırsın. O yüzden bu meslekte en önemli şey kendini sürekli geliştirmek” ifadelerini kullandı.
“Tanıdık değil, yetkinlik belirleyici oluyor”

Cem Arslan, medya sektöründe sıkça dile getirilen “tanıdık olmadan işe girilmez” algısına da değindi. Bu düşüncenin eksik ve yanıltıcı olduğunu ifade eden Arslan, asıl belirleyici unsurun bireyin sahip olduğu donanım ve çalışma disiplini olduğunu söyledi. “Tanıdık dediğimiz şey aslında sizin yetenekleriniz. Eğer bir işi iyi yapıyorsanız, o sizi bir yere taşır. Benim öğrencim gelip ‘iş bul’ dediğinde önce ne bildiğine bakarım. İngilizce var mı, proje var mı, kendini geliştirmiş mi? Bunlar yoksa sadece tanıdıkla bir yere gelinmez. Ama donanımınız varsa, zaten biri sizi fark eder ve destek olur. Asıl mesele kendinizi o noktaya getirmek” dedi.
“Radyo bitmedi, sadece şekil değiştirdi”
Radyo yayıncılığının dönüşümüne de değinen Arslan, dijitalleşmeyle birlikte medyanın biçim değiştirdiğini ancak özünün aynı kaldığını söyledi. Podcast ve dijital platformların da aslında işitsel medyanın devamı olduğunu belirten Arslan, radyo kavramının hâlâ güçlü bir şekilde varlığını sürdürdüğünü ifade etti. “‘Radyo bitti’ diyorlar ama bu doğru değil. Sadece şekil değiştirdi. Bugün podcast dediğiniz şey de aslında radyonun başka bir hali. İnsanlar hâlâ dinliyor, hâlâ hikâye anlatılıyor. Sadece mecralar değişti. Eskiden tek kanal vardı, şimdi birçok platform var. Ama içerik üretimi, anlatıcılık, iletişim hâlâ aynı. Bu yüzden önemli olan mecra değil, ürettiğiniz içeriğin gücü” dedi.
Etkinlik Radyo, Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Esennur Sirer'in, Cem Arslan’a teşekkür belgesinin vermesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.


