“24 Temmuz kutlama değil, basın özgürlüğü için mücadele günüdür”
24.07.2026 09:00

“24 Temmuz kutlama değil, basın özgürlüğü için mücadele günüdür”


Haber Üsküdar

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan, 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, Türkiye'de basın özgürlüğünün uzun yıllardır ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Basın özgürlüğünün demokratik toplumların vazgeçilmez unsuru olduğunu vurgulayan İrvan, yasal düzenlemelerden medya sahipliğine, editoryal bağımsızlıktan gazetecilere yönelik yargı süreçlerine kadar kapsamlı reform çağrısında bulundu.

24 Temmuz'un anlamı: Sansürün kaldırıldığı tarih

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan, 24 Temmuz'un Türk basın tarihi açısından dönüm noktası olduğunu belirterek, 1908 yılında II. Meşrutiyet'in ilanıyla birlikte basın üzerindeki ağır sansür uygulamalarının sona erdiğini hatırlattı. İrvan, bu nedenle Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin 1948 yılında 24 Temmuz'u "Basın Bayramı" olarak kutlama kararı aldığını, bu uygulamanın 1971 yılına kadar sürdüğünü ifade etti.

"1971'den sonra kutlama değil, mücadele günü oldu"

1971 askeri muhtırasının ardından sıkıyönetim sansürünün yeniden devreye girdiğini anımsatan İrvan, gazetecilere yönelik baskıların artması üzerine Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin önemli bir karar aldığını söyledi. İrvan, "24 Temmuz artık bir bayram olarak değil, 'Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü' olarak anılıyor. Çünkü basın özgürlüğü konusunda verilen mücadele hâlâ devam ediyor" dedi.

"Türkiye'nin basın özgürlüğü karnesi hiçbir zaman parlak olmadı"

Türkiye'nin basın özgürlüğü performansının uzun yıllardır istenilen seviyede olmadığını dile getiren Prof. Dr. Süleyman İrvan, uluslararası endekslerin de bunu ortaya koyduğunu söyledi. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) tarafından yayımlanan Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'ne işaret eden İrvan, Türkiye'nin yıllar içinde sıralamada gerilediğini belirterek, özellikle 2013 sonrasında dramatik bir düşüş yaşandığını ifade etti.

"Güvenlikçi politikalar basın özgürlüğünü olumsuz etkiliyor"

Türkiye'de geçmişte terörle mücadele ve güvenlik politikalarının ön plana çıktığını belirten Süleyman İrvan, güvenlik ile özgürlük arasında tercih yapılması gereken dönemlerde çoğunlukla güvenlikçi politikaların tercih edildiğini, bunun da basın özgürlüğünü olumsuz etkileyen uygulamalara yol açtığını söyledi. Basın özgürlüğünün demokratik ülkelerin temel göstergelerinden biri olduğunun altını çizen İrvan, Türkiye'nin demokratikleşme hedefi doğrultusunda bu alanda ciddi adımlar atması gerektiğini kaydetti.

Basın özgürlüğü için reform çağrısı

Prof. Dr. Süleyman İrvan, Türkiye'nin basın özgürlüğü endekslerinde ön sıralara yükselebilmesi için atılması gereken adımları da sıraladı. İlk olarak, basın özgürlüğünü sınırlayan yasal düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerektiğini belirten İrvan, otosansüre yol açan mevzuatın yeniden değerlendirilmesini istedi. Gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle yargılanmalarının sona erdirilmesi gerektiğini vurgulayan İrvan, gazetecilerin kamu yararı adına görev yaptığını belirterek, haber nedeniyle gözaltı ve tutuklama uygulamalarının kabul edilemeyeceğini ifade etti.

RTÜK uygulamaları ve medya sahipliği eleştirisi

Süleyman İrvan, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) uyguladığı idari yaptırımların da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Son yıllarda eleştirel yayın yapan televizyon kanallarına yönelik yaptırımların yoğunlaştığını savunan İrvan, bu durumun medya çoğulculuğunu olumsuz etkilediğini söyledi.

Medya sahiplik yapısının da demokratik bir medya düzeni açısından önemli olduğunu dile getiren İrvan, medya kuruluşlarının belli grupların kontrolünde bulunmasının gazetecilerin bağımsız habercilik yapmasını zorlaştırdığını ifade etti.

"Editoryal bağımsızlık güvence altına alınmalı"

Gazetecilerin herhangi bir siyasi ya da ekonomik baskı altında kalmadan görev yapabilmeleri gerektiğini belirten Süleyman İrvan, editoryal bağımsızlığın yasal güvenceye kavuşturulmasının önemine dikkat çekti. Gazetecilerin yalnızca haber değeri ve kamu yararı doğrultusunda hareket edebilmeleri gerektiğini söyleyen İrvan, mesleki güvencelerin artırılması çağrısında bulundu.

"Demokratik medya düzeni sağlıklı demokrasinin temelidir"

Demokratik bir medya sisteminin oluşturulmasının sağlıklı bir demokrasi için vazgeçilmez olduğunu ifade eden Prof. Dr. Süleyman İrvan, bunun ancak güçlü hukuki güvenceler, çoğulcu medya sahipliği ve bağımsız gazetecilik anlayışıyla mümkün olacağını söyledi. İrvan, "Basın özgürlüğü demokratik toplumların temel taşıdır. Türkiye'de bu alanda gerekli reformların hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor" değerlendirmesinde bulundu.