
Beril Caymaz: Serbest gazeteci olarak kendimi bir tık daha özgür hissediyorum
Röportaj: Seda Sancar
Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Prof. Dr. Süleyman İrvan tarafından verilen Serbest Gazetecilik dersi kapsamında, 5 yıldır serbest gazetecilik yapan Beril Caymaz ile röportajımı gerçekleştirdim.
Serbest gazeteciliği nasıl tanımlıyorsunuz? Kimlere serbest gazeteci denilmektedir?
Herhangi bir basın kuruluşuna bağlı olmadan, kendi için çalışan, çoğu zaman çalışmalarını mevcut basın-yayın kuruluşlarına ve haber ajanslarına satarak geçimini bu şekilde idame ettiren gazeteciler olarak tanımlıyorum. Serbest gazeteci kavramı aynı zamanda ‘freelance gazeteci’ olarak da kullanılıyor.
Ne zamandan beri serbest gazeteci olarak çalışıyorsunuz? Serbest gazeteci olmaya nasıl karar verdiniz, sizi serbest gazeteci olmaya yönlendiren şeyler nelerdi?
2019 yılında Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldum. Mezun olduktan sonra 1 yıl ne yapacağımı, nereden başlayacağımı bilemiyordum çünkü fakültede veya çevremde ‘serbest gazeteci’, ‘freelance’ terimlerini hiç duymamıştım, bilmiyordum. O bir yıl biraz da maddi durumum açısından bir köy okulunda ücretli olarak sınıf öğretmenliği yaptım. Daha sonra sosyal medyada tanıştığım bir gazeteci arkadaşım, bana gazeteciler için böyle bir alanın olduğundan bahsetti. Onun vesilesiyle başladım. Köyde yaşıyordum. Herhangi bir şehre gidip herhangi bir medya kuruluşunda çalışmak biraz zordu çünkü maddi durumum bunun için yeterli değildi, en azından ilk birkaç ay için ev tutmak, yerleşmek vs. zaten en kötü bir yerel gazete veya televizyonda çalışsaydım bile düşük maaş ile yine devam edemeyeceğimi biliyordum. Bu yüzden çoğunlukla evden online olarak çalışmak daha mantıklı gelmişti. Ve tabii iyi bir medya kuruluşunda çalışmak için kendini gösterebilmiş bir gazeteci olmak gerekiyordu fakat o zamanlar benim bir tecrübem yoktu. Gazetecilikten, araştırmaktan, yazmaktan da uzaklaşmak istemiyordum, bu nedenlerden dolayı serbest gazeteci olarak çalışmaya karar verdim.
Serbest gazeteci olarak nasıl çalıştığınızı anlatabilir misiniz? Haber konularını siz mi öneriyorsunuz yoksa sizden belirli haberleri yapmanız mı isteniyor?
Her ne kadar ‘serbest’ gazetecilik de desek yine kuruluştan kuruluşa konular farklılık gösteriyor. Meselâ bazı haber siteleri sadece veri haberleri kabul ediyor veya kadın odaklı haberler, spor, insan hikayeleri gibi. Yine bu çerçevede kendi bulduğum haber konularını öneriyorum. Kabul edilmeyen önerilerim de oluyor. Kiminle veya kimlerle röportaj yapacağımı, konuyu ne şekilde ele alacağımı detaylı bir şekilde iletiyorum editöre. Bazen yönlendirebiliyorlar, meselâ farklı bir kişiyle iletişime geçmem gerektiğini söylüyorlar. Bu şekilde editör-muhabir arasında paslaşmalar olabiliyor. Haberimi teslim ettikten sonra da bazen eklemeler yapmam gerektiği söylendiğinde tekrar gözden geçiriyorum haberimi.
Düzenli olarak belirli mecralara mı haber yapıyorsunuz yoksa haberinizi kim isterse o mecraya mı satıyorsunuz? En çok haber yayımlattığınız mecralar hangileridir?
Maalesef her haber sitesi, televizyon kendi bütçe yetersizliği veya kadrolarının tam olmasından dolayı serbest gazetecilerin hazırladığı haberleri almıyor. Bu yüzden genelde belirli yerlere yazıyorum. Ankara Gazeteciler Cemiyeti ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin serbest gazeteciler için açtığı telifli haber programlarına katılıyorum, yazıyorum. Bu projeler dönem dönem açılıyor ve her katılımcının 4 veya 6 haber yapma hakkı oluyor. Bu proje kapsamında haberlerim hem Cemiyet’in web sitesinde hem de 24 Saat gazetesinde yayımlanıyor. Veya bölgede çalışan bir gazeteciysen bazen kurumdaki editörler direkt serbest gazeteciyle iletişime geçebiliyorlar. Örneğin bulunduğum yerde ilginç bir olay, hikâye vardır ama kurumun orada çalışanı yoktur bu sayede oradaki serbest muhabirle kontak kurup haber metni, video haber, podcast isteyebiliyorlar. Journo, Gazete Duvar, Gazete Rüzgarlı, İzmir 9 Eylül Gazetesi, Gazete MLSA, PodcastKurdi, Botan Times’da haber ve podcastlerim yayımlandı.
Serbest gazetecilikten elde ettiğiniz geliri yeterli buluyor musunuz? Yoksa serbest gazetecilik dışında başka işler de yapmak zorunda kalıyor musunuz? Eğer başka işler de yapıyorsanız bunlar ne tür işlerdir?
Hayır yeterli bulmuyorum. Her ne kadar birçok medya kurumu için çalışıyor, birden çok maaş alıyorum gibi görünse de haber başı verilen telifler maalesef yeterli olmuyor. Şu an aynı zamanda bir insani yardım derneğinde sosyal medya sorumlusu olarak çalışıyorum. İki yıl önce yine bir medya kurumunda maaşlı, sigortalı bir muhabir olarak çalışırken de serbest gazetecilik yapıyordum. Sosyal medya işinden düzenli bir gelirim var ama sadece serbest gazetecilik yapıp geçimimi sağlamak zor oluyor benim için. Her ay net bir gelirim var diyemiyorsun sadece serbest gazetecilik yaparken, bazen 1 ayda 5 haber hazırlayıp telif aldığım oluyorken bazen de ayda 2 haber yayımlatıp ona göre telif aldığım olabiliyor ki hiç haber hazırlayamadığım aylar da oluyordu. Şu an dernekten aldığım maaş ile geçiniyorum aslında şu an pek fazla maddi kaygım olmadığından gazetecilik yapmak benim için daha kolay oluyor.
Sizin için gazetecilik etiği ne anlama geliyor? İlkelere uygun davranmak önemli mi?
Gazetecilik etiği denince aklımdan geçen ilk cümle, “Doğru bilgiyi en yalın haliyle kamuoyuna sunmak” oluyor. Gazeteci mahremiyete saygı duymalı, haberlerde adı geçen kişilerin haysiyetine saygı göstermeli. Evet tabii ki çok önemli.
Serbest gazeteci olarak kendinizi ne ölçüde özgür hissediyorsunuz? Serbest gazeteciler medya kuruluşlarında çalışan gazetecilerden daha mı özgür? Serbest gazeteciliğin avantaj ve dezavantajları nelerdir?
Yukarıda da belirtiğim gibi ‘serbestlik’ kavramı özgürmüş gibi hissettirse de yine belirli kalıpların dışına çıkamıyorum. Sadece kime yazmak isteyebileceğimi biraz kendim karar vermiş oluyorum. Bir medya kuruluşuna bağlı olarak çalışmak bazen gazetecinin fikirlerini de değiştirebiliyor. Yine serbest olarak çalışmam noktasında bir tık daha özgür hissetmiş oluyorum. Ayrıca bir kurumda çalışmak gazetecilik disiplini açısından daha iyi oluyor, çünkü devamlı olarak yerine getirmen sorumlulukların olmuş oluyor. Her gün kendine ait bir ofis ortamın insan olarak da bakıldığında kişiyi daha sorumluluk sahibi haline getiriyor, bunu serbest gazeteciliğin bir dezavantajı olarak görüyorum. Bazen röportaj yapmak istediğim insanlarla iletişime geçtiğimde bana sorulan ilk sorulardan biri, nerede çalışıyorsun oluyor. Serbest çalışıyorum deyince kimi kaynaklarım geri çekiliyor. Çünkü bir kurumda çalışmak gazetecinin imajı açısından olumlu olarak etkiliyor. Tabi serbest olarak çalışıp uluslararası medyada çok iyi dosya haberler hazırlayan meslektaşlarım da var, iyi bir disiplin yakalamak, adını duyurmak biraz zaman gerektiriyor. Serbest gazeteciler yerele, bölgeye ve özele daha yakın diye düşünüyorum çünkü bu disiplinle günlük yaşantıda bile bir yerden sonra her şeye, “bu haber olabilir mi” gözüyle bakmaya başlıyorsun bu noktada atlatma ve özel haber bulmak daha avantaj sağlıyor.
Serbest gazeteci olarak turkuaz basın kartından yararlanabiliyor musunuz? Yararlanamıyorsanız bu durum sahada haber yaparken sıkıntı yaratıyor mu? Bu sorunun çözülmesi için ne önerirdiniz?
Hayır, yaralanmıyorum bu yüzden bazen sıkıntılar yaşayabiliyorum. Basın kartı gazetecinin kendisini tanıtması, haber yapmak için erişmesi gereken mekânlara kolaylıkla girebilmesi açısından önemli bir belge. Örneğin seçim zamanı bunu daha iyi anlamıştım. Saat beşte oy sayımlarına başladıktan sonra bir okula girip fotoğraf almak istemiştim. Fakat basın kartım olmadığı için girmeme izin verilmemişti. Bu gibi yerlerde ihtiyaç duyuluyor. Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın serbest gazeteciler için verdiği bir basın kartı var, belirli koşulları sağlayıp ve bir miktar ücret ödendiği taktirde basın kartı veriliyor. https://tgs.org.tr/presscard/ buradan da ulaşabilirler.
Serbest gazeteci olmak isteyen gençlere ne önerirdiniz? İyi bir serbest gazeteci olarak neleri bilmeliler? Ne türden bilgi ve becerilere sahip olmalılar?
Kesinlikle bir alanda uzmanlaşmaları gerektiğini öneririm. Video haber, fotoğraf, spor, ekonomi, veri haberciliği vs. her alan ile ilgili tabii ki bir fikrinizin olması gerekir ama bir alanı seçip uzmanlaşmak işinizi daha rahat yapmanıza olumlu etkisi olacaktır. Arşiv oluşturun, kendinize ait fotoğraf, video, yazı, podcast havuzunuz olsun. İyi bir çevre edinmek, bu bir anda olabilecek bir şey değil, şu an sosyal medya hayatımızın her alanını kaplamış durumda, bunu kullanarak haberleri, gazetecileri takip etmek, onlarla iletişime geçmek. Dünya basınını çok iyi takip etmek. Eğer imkânınız varsa kesinlikle iyi bir ekipman sahibi olmak, telefon, bilgisayar, fotoğraf makinası vs. çünkü bunlar gazetecinin motivasyonunu çok olumlu etkiliyor. Teknik bilmiyorsanız bile bol bol fotoğraf çekmek. Bir yerden sonra kendi bakış açınız oturuyor ve fotoğrafların senin imzan oluyor. Yazı yazmak, sadece haber metni hazırlamak dışında günlük hayatınızı yazabilirsiniz, deneme yazabilirsiniz veya yaşanmış gerçek hayat hikayelerini, bu da sizin kendinize ait bir stil oluşturuyor. Haber yazarken de daha hızlı ve pratiklik sağlıyor. Farklı gazetecilerin aynı konu üzerinde yazdığı haberleri okuyup analiz etmeye çalışın, kim olaya ne şekilde yaklaşmış diye değerlendirin. Gözlem yapın, inceleyin, gözlem kabiliyetinizi geliştirin.
Tekrar seçim yapma şansınız olsaydı yine gazeteciliği mi seçerdiniz yoksa başka bir meslek mi seçerdiniz?
Gazeteci olmak için iletişim fakültesi mezunu olmak gerekmiyor. Çünkü şu an alaylı olarak bu meslekte çok iyi işler yapan meslektaşlarım mevcut. Bunu mezun olup sahada gazetecilik yaptıktan sonra daha iyi anladım. Saha gazeteciliği açısından söylüyorum. Buna bir meslek olarak bakmıyorum tamamıyla kişinin ilgisiyle alakalı olduğunu düşünüyorum. Sınıfta ortalama 80 kişiydik ama şu an neredeyse sadece 10-15 kişi gazetecilik alanında çalışıyor. Ben yazmayı, okumayı, araştırmayı seven biriydim her zaman. Bazen koşullar beni zorlasa da yine bu alanda çalışmayı çok isterdim.