Üsküdar İletişim'de halkla ilişkiler ve yeni medya iletişimi konuşuldu
28.04.2026 14:15

Üsküdar İletişim'de halkla ilişkiler ve yeni medya iletişimi konuşuldu


Haber-Fotoğraf: Rıdvan Emir ALTINTAŞ-Eymen GEDEN

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü'nün düzenlediği “Sınırların Ötesinde” isimlik etkinlikte, FL PR & Communications’tan Furkan Lüleci, Çağla Güvelioğlu ve Uğur Alkapar konuştu. Konuklar, halkla ilişkiler ve yeni medya iletişiminin değişen dinamiklerini ele alarak, Türkiye’deki geleneksel yaklaşımların küresel rekabette yetersiz kaldığını vurguladılar.

Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü tarafından düzenlenen “Sınırların Ötesinde: Halkla İlişkiler ve Yeni Medya İletişimi” etkinliğinde, iletişim sektörünün değişen yapısı çok boyutlu şekilde ele alındı. Konuşmacılar, Türkiye’de hâkim olan geleneksel basın bülteni odaklı yaklaşımın artık yetersiz kaldığını belirtirken, küresel ölçekte veri odaklı içerik üretimi, gazeteciyle değer temelli ilişki kurma, yapay zekâ destekli iletişim stratejileri ve çok dilli medya yönetiminin yeni dönemin belirleyici unsurları olduğuna dikkat çekti. Etkinlikte ayrıca, yerel medya sınırlarının aşılması, uluslararası görünürlük elde edilmesi ve iletişim profesyonellerinin kendilerini küresel rekabete hazırlamaları gerektiği vurgulanarak, katılımcılara sektörde fark yaratabilecek yeni bakış açıları sunuldu.

Furkan Lüleci: "Dünyada iletişim artık veri, içgörü ve yapay zekâyla şekillenen çok katmanlı bir sisteme dönüştü"

Etkinlikte konuşan FL PR & Communications kurucusu Furkan Lüleci, mesele dair değişen pratikleri öğrencilere aktardı. Lüleci, “Türkiye’de halkla ilişkiler genelde basın bülteni yazıp haber ajanslarına göndermek ve gazetecilerden rica ederek haber yapılmasını istemek üzerinden ilerlerken, dünya genelinde iletişim sistemi çok daha farklı ve çok katmanlı bir yapıya sahip. Artık İngilizce bile tek başına bir bariyer olmaktan çıkmış durumda çünkü yapay zekâ ve dijital araçlar iletişimi büyük ölçüde kolaylaştırmaktadır. Buna rağmen Türkiye’de medya ekosistemi içerik ve üretim yatırımlarının sınırlı olması nedeniyle dar bir çerçevede kalmakta ve bu durum markaların sadece yerel pazarda değil MEA ve global pazarlara açılmasını daha da önemli hale getirmektedir. Dünyada haber ajansları, dağıtım ağları ve gazeteci ilişkileri çok daha geniş ve veri odaklı bir sistem üzerinden yürümekte ve Türkiye’de birkaç yüz gazeteciye ulaşılırken küresel ölçekte on binlerce medya noktasına içerik dağıtmak mümkün olmaktadır. PR Newswire ve Business Wire gibi sistemler sayesinde içerikler uluslararası ölçekte hızlıca yayılabilirken bu noktada gazetecilere ulaşmak yalnızca bülten göndermekle değil güçlü veri, içgörü ve hikâye üretmekle mümkün olmaktadır ve sonuç olarak değer üreten içerik ile yapay zekâ destekli iletişim global halkla ilişkilerde en kritik unsur haline gelmektedir.

Çağla Güvelioğlu: “Haberin özünü en başta vermek gerekir”

FL PR & Communications Küresel İletişim Direktörü Çağla Güvelioğlu konu hakkında uluslararası örnekler üzerinde durduğu konuşmasında şunları söyledi: “Amerika özelinde en önemli konu ‘news hook’ dediğimiz olaydır; yani haberin özünü en başta net vermek gerekir. Türkiye’de haberler çoğu zaman detay içinde kaybolur ama Amerika’da 5N1K en başta verilir. Okuyucuya ‘ben bunu neden okuyayım?’ sorusunun cevabı verilmek zorundadır. Gazetecilikte en önemli şey okuyucuya değer sunmaktır. Türkiye’de ise iletişim genelde rica-minnet ilişkisine dayanıyor. Bu da etik açıdan sorunlu bir yapı oluşturuyor. Oysa yurt dışında gazeteciyle kurulan ilişki güven üzerine kuruludur ve bu güven kolay kolay riske atılmaz. Ayrıca içerik üretiminde okuyucunun ilgisini çekecek açıların bulunması çok önemlidir. Gazeteciye gönderilen içeriklerde özet, netlik ve değer çok kritiktir. Eğer bunlar yoksa içerik dikkate alınmaz. Amerika ve Avrupa’da medya kültürü çok daha sistematiktir ve gazeteciye gönderilen her içerik belirli bir değeri karşılamak zorundadır. Bu nedenle iletişim profesyonellerinin sadece içerik üretmesi değil, aynı zamanda gazetecilik kültürünü anlaması gerekir”.

Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümü ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.