“Yapay Zekâ Çağında Dezenformasyon ve Medyanın Geleceği” zirvesini Prof. Dr. Gül Esra Atalay yönetti
08.05.2026 06:24

“Yapay Zekâ Çağında Dezenformasyon ve Medyanın Geleceği” zirvesini Prof. Dr. Gül Esra Atalay yönetti


Haber: Eymen GEDEN

İstanbul Medeniyet Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen II. TESAM İletişim ve Medya Zirvesi, medya ve iletişim dünyasının önemli isimlerini öğrencilerle buluşturdu. “Yapay Zekâ Çağında Dezenformasyon ve Medyanın Geleceği” temasıyla gerçekleştirilen zirvede dijital medya, yapay zekâ, algoritmalar, medya etiği ve hakikat arayışı çok yönlü şekilde ele alındı. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinliğin moderatörlüğünü Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay yaptı. 

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Ziraat Bankası Kütüphane Binası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen zirveye Türkiye’nin farklı üniversitelerinden öğrenciler, akademisyenler ve medya profesyonelleri katıldı. İletişim alanına ilgi duyan öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği programda salon tamamen dolarken, etkinlik boyunca medya sektörünün dönüşümü ve dijital çağın beraberinde getirdiği sorunlar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Koçak ile TESAM Başkanı Dr. İlyas Bozkurt’un açılış konuşmalarıyla başladı. Açılış konuşmalarında iletişimin toplumsal dönüşümdeki rolü, dijitalleşmenin medya üzerindeki etkileri ve genç iletişimcilerin gelecekte üstleneceği sorumluluklar üzerinde duruldu. 

  

Ali Saydam: “Dijital medya algıyı yönetiyor” 

Zirvenin açılış sunumunu gerçekleştiren gazeteci ve yazar Ali Saydam, dijitalleşmenin medya dünyasında büyük bir dönüşüm yarattığını ifade etti. Teknolojinin medya üretim süreçlerini hızlandırdığını belirten Saydam, geleneksel medya ile dijital medya arasındaki mücadelenin devam ettiğini söyledi. Saydam, “Dijital medya bugün dünyada algıyı yönetiyor. Konvansiyonel medya ise elinden geldiği kadar kamuoyuna gerçeği anlatmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı. Teknolojinin insan hayatını kolaylaştırdığını ancak dijital dünyanın aynı zamanda ciddi bir yönlendirme gücüne sahip olduğunu vurgulayan Saydam, özellikle genç iletişimcilerin medya okuryazarlığı konusunda bilinçli olması gerektiğini belirtti. 

  

Prof. Dr. Gül Esra Atalay: “Artık algoritmalar gündem oluşturuyor” 

Panelin moderatörlüğünü üstlenen Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay ise dijital çağda gazeteciliğin yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirtti. Atalay, sosyal medya algoritmalarının medya üzerindeki etkisinin giderek arttığını ifade ederek gazetecilerin artık yalnızca haberle değil, dijital platformların yönlendirmeleriyle de mücadele ettiğini söyledi. Atalay, “Eskiden medyanın gündem oluşturduğunu konuşuyorduk. Bugün artık algoritmaların gündem oluşturduğu bir çağdayız” sözleriyle dijital çağın medya üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Atalay ayrıca konuşmasında vicdan ve etik vurgusu yaparak teknolojinin gelişmesine rağmen insan unsurunun hâlâ gazeteciliğin merkezinde yer aldığını ifade etti. 

Ahmet Yeşiltepe: “Gazetecilikte hız kadar teyit de önemli” 

TV100 Haber Moderatörü Ahmet Yeşiltepe ise medya sektöründe hız baskısının giderek arttığını belirterek dijital çağda gazeteciliğin en önemli sorumluluklarından birinin doğru bilgiye ulaşmak olduğunu söyledi. Günümüzde herkesin kolayca içerik üretebildiğini ifade eden Yeşiltepe, sosyal medya çağında gazeteciliğin yalnızca haber paylaşmaktan ibaret olmadığını belirtti. Yeşiltepe, editoryal süzgeçten geçmeyen bilgilerin ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek teyit mekanizmasının önemini vurguladı. 

  

Hilal Özdemir: “Yapay zekâ vicdanı taklit edemez” 

Haber Global Haber Moderatörü Hilal Özdemir ise yapay zekânın medya sektöründeki etkilerini değerlendirerek insan unsurunun önemine dikkat çekti. Yapay zekânın insanı taklit eden bir teknoloji olduğunu söyleyen Özdemir, “Yapay zekâ vicdanı ve insanın duygu tarafını taklit edebilecek kapasitede değil” ifadelerini kullandı. Özdemir, özellikle genç neslin teknolojiye aşırı bağımlı hâle gelmesinin eleştirel düşünmeyi zayıflatabileceğini belirterek düzenli yazmanın ve okumanın düşünsel gelişim açısından önem taşıdığını söyledi. Habercilikte güven unsurunun önemine de değinen Özdemir, izleyicinin samimiyeti ve gerçeği hissedebildiğini ifade ederek gazeteciliğin temelinde doğru bilgi aktarımının bulunduğunu vurguladı. 

  

Cüneyt Özdemir: “Gerçeğin peşine düşmek zorundayız” 

TVNET Haber Moderatörü Cüneyt Özdemir ise dezenformasyonun özellikle kriz dönemlerinde büyük risk oluşturduğunu belirterek gazetecilerin doğrulanmamış bilgiyi paylaşmaması gerektiğini söyledi. Deprem döneminde yaşadığı bir örneği paylaşan Özdemir, sosyal medyada yayılan “Hatay’da baraj patladı” iddiasını ekranda teyit etmeden paylaşmadıklarını anlattı. Özdemir, “Bir haberi ilk veren olmak uğruna yanlış bilgi paylaşmaya değmez. Eğer haberden emin değilseniz durup sorgulamanız gerekir” dedi. Özdemir ayrıca sosyal medyada herkesin kolayca içerik üretebildiğini ancak gazeteciliğin teyit, editoryal süzgeç ve sorumluluk gerektiren bir meslek olduğunu ifade etti. Toplumsal kutuplaşmaya da değinen Özdemir, medyanın insanları ayrıştıran değil bir arada tutan hikâyeler anlatması gerektiğini söyledi. 

  

Ahu Özyurt: “Önce zarar vermemeyi öğrenmeliyiz” 

Gazeteci ve yazar Dr. Ahu Özyurt ise dezenformasyonun yayılma süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medyada yayılan bilgilerin çoğu zaman insanların duygularına hitap ederek etkileşim oluşturduğunu ifade eden Özyurt, özellikle manipülatif içeriklerin hızlı şekilde yayıldığını söyledi. “Disinformation”, “misinformation” ve “malinformation” kavramları arasındaki farklara değinen Özyurt, yanlış bilginin her zaman kötü niyet taşımayabileceğini ancak dezenformasyonun bilinçli manipülasyon amacı taşıdığını belirtti. Özyurt, “Bir içerik sizi aşırı öfkelendiriyor ya da hızlı şekilde duygusal tepki vermeye itiyorsa mutlaka sorgulanmalıdır” dedi. Gazetecilikte temel ilkenin “önce zarar verme” anlayışı olduğunu vurgulayan Özyurt, etik haberciliğin toplumsal güven açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. 

  

Öğrencilerden Yoğun İlgi 

Programın sonunda gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde öğrenciler konuşmacılara medya sektörünün geleceği, yapay zekânın habercilik üzerindeki etkileri, etik gazetecilik anlayışı ve dijital platformların dönüşümüyle ilgili sorular yöneltti. Konuşmacılar öğrencilerin sorularını yanıtlayarak mesleki deneyimlerini paylaşırken, özellikle genç iletişimcilerin sektöre dair merak ettiği konular salonda dikkat çekici tartışmaların yaşanmasına neden oldu. Yoğun katılımla gerçekleşen zirve, plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.