Ardahan'da yaşanan birleşme süreci gazetecilik ruhunu yok etti
19.12.2025 16:30

Ardahan'da yaşanan birleşme süreci gazetecilik ruhunu yok etti


Haber Üsküdar: Erhan Avşar

Ardahan'da yaşanan yerel gazete birleşmeleri, şehrin basın hayatında derin izler bıraktı. Farklı siyasi görüşlere sahip gazetelerin tek çatı altında toplanması, habercilik anlayışını derinden etkiledi.

Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fakir Yılmaz'a göre birleşmeler "zoraki evlilik" gibi oldu. Resmi ilan kaygısı, gazeteciliği ikinci plana iterken, Ardahan'ın gerçek sorunları gazete sayfalarından kayboldu.

Ardahan'da birleşme rüzgârı

Ardahan'daki yerel basın sektöründe son yıllarda önemli değişiklikler yaşandı. Ekonomik zorluklar, reklam gelirlerinin azalması ve resmi ilan dağıtım sistemindeki değişiklikler nedeniyle şehirdeki birçok yerel gazete birleşme yoluna gitti.

Ardahan’da ilk olarak 2015 yılında gazete birleşmeleri yaşandı. Serhat Haber, Ardahan Ses Haber ve Ardahan Gündem gazeteleri, Ardahan Haber çatısı altında birleştiler. Böylece, 15 olan gazete sayısı birleşme sonucu 12’ye düştü. Bu kentte ikinci gazete birleşmesi 2017 yılında gerçekleşti. Serhatbirikim.com.tr’de yayımlanan haber göre, İstiklal, Kuzeydoğu, Ardahan Haber ve Doğu Güneşi gazeteleri 23 Şubat gazetesi çatısı altında birleşirken; Alsancak, Süreç ve Ardahan Ses gazeteleri de Hudut gazetesi çatısı altında bir araya geldiler. Böylece kentte, Ardahan Haber, 23 Şubat ve Hudut gazetesi olmak üzere üç gazete kaldı. Süreç içinde Ardahan Haber de sadece internette yayınlanmaya başladı. Günümüzde Ardahan’da iki gazete yayımlanıyor: Anadolu Haber ile Ardahan Medya.

Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fakir Yılmaz: "Zoraki birleşme haberciliği öldürdü"

Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fakir Yılmaz ile şehirdeki gazete birleşmelerini konuştuk. Yılmaz, süreci oldukça sert ifadelerle değerlendirdi. “Gazeteler birleşmeye zorlandı mı diyerek başlayan sorunuz doğru bir soru. Çünkü, her bir gazetenin ayrı dünya görüşü varken adeta zorla bir evlilik gibi birleşmeye zorlanmıştır. Bu zorlama ile doğasına aykırı bir durum yaşanmış, yaşatılmıştır."

Yılmaz, birleşme sonrası Ardahan'daki gazetelerin içerik kalitesindeki düşüşe dikkat çekerek şunları söyledi: "Kötü oldu. Çünkü zorunlu birleştirilenler, yani istemeyerek birleşenler, işi bilmeyenler işi bilene yük oldu ve gelen resmi ilanlardan pay almaktan başka bir şey yapmadığı gibi, gerçek anlamda gazetecilik yapanların haberleri gibi yorumlarını da 'İlan kesilir' diyerek gazeteye koydurmuyorlar."

“Gazeteler yerelle bağını kaybetti”

Yerel basının dönüşümünü uzun süredir takip eden Fakir Yılmaz, gazetelerin yerelle bağını kaybettiğini ve birleşmelerin bu kopuşu hızlandırdığını belirterek önemli değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz’a göre, bugün birçok yerel gazete, varoluş gerekçesi olan yerel habercilikten uzaklaşmış durumda. Yılmaz, yerel gazetelerin giderek ulusal ölçekteki haber diline ve ana akım medya üslubuna kaydığını ifade etti. Son dönemlerde yereldeki pek çok gazetenin siyasete ağırlık verdiğini, politika merkezli haber ürettiğini ve dil olarak da Ankara odaklı yayıncılığa yöneldiğini söyledi: “Yerel gazeteler yerelden uzaklaştı. Ulusal haberleri, ana akım medya dilini kullanarak yayımlıyorlar. Politik içerik üretme çabası çoğaldı. Bunu yereldeki meslektaşlarımızla çok tartıştık.”

Yılmaz, bu değişimin sadece içerikte değil, kullanılan dilde de kendini açıkça gösterdiğini vurguladı. Geleneksel olarak yerel gazetelerin, yurttaş odaklı bir üslup kullanması gerektiğini hatırlatan Yılmaz, bugün birçok gazetenin ‘sayın başkan’, ‘sayın yetkilim’ gibi hiyerarşik ve mesafeli ifadeleri tercih ettiğini belirtti: “Yerel gazete artık ‘sayın başkan, sayın yetkilim’ diye konuşuyor. Yerelden kopup biraz daha ‘politika dili’ kullanıyor. ‘Ben de sizdenim’ der gibi mesajlar veriliyor.”

Bu durumun halkla aradaki bağı kopardığını söyleyen Yılmaz, yerel gazetelerin okuyucu desteği görmemesinin sebebinin de bu olduğunu ifade etti: “Tabii ki halk sahip çıkmaz. Hangi haberde halk var? Hiç. Yerel insanı yok sayarsan halk da seni yok sayar.”

Yılmaz’a göre birleşmelerden sonra bu durum daha da belirginleşti. Yalnızca ulusal siyasete yakınlık gösteren haberlerin artması, yerel seslerin bastırılmasına yol açtı: “Birleşmeden sonra bu dil hâkim oldu. Afyon haberi yok ama genel siyasetçilerle ilgili bağlılık mesajı veren haberler var. Bu senin işin mi? Sen yanında yaşayanı, sokaktakini esas al. Bak bakalım sana sahip çıkıyor mu?”

Yerel basının demokratikleşme ve çoğulculuk yerine reklam verenlerin yönlendirmelerine daha açık hale geldiğini söyleyen Yılmaz, birleşmelerin asıl etkisinin de burada görüldüğünü belirtti: “Herkes genele ulaşabiliyor ama yerel daha kıymetli. Bu birleşme yereli kıymetlendiremedi. Yerel demokratikleşmedi. Çoğulculuk da olmadı. Tam tersine, reklamı verenin emrine giren gazeteler ortaya çıktı. Zaten buna razı olarak birleştiler.”

“Ardahan'da işimi kaybettim diyen muhabir bulmak zor”

Ardahan'da birleşme sonrası işini kaybeden veya çalışma koşulları değişen muhabirlerin durumunu sorduğumuzda Fakir Yılmaz ilginç bir noktaya değindi: "Komik bir soru, çünkü yerel gazetelerin çoğu, gazeteci olmayan, resmi ilan almak için evde oturan ama sigortaya razı olanlarca oluştuğundan, bu konuda 'işim elden gitti' diyecek pek gazeteci bulamazsınız. Ama gerçek anlamda gazeteciliği kendine ilke edinenlerin çoğu, maddi imkânsızlıkların yanında gazetecilik üzerinden her gün ağırlaşan baskıdan dolayı işi bıraktı" şeklinde oldu. Yılmaz'a göre, Ardahan'da gerçek gazeteciliği ilke edinenler ya internet üzerinden haber siteleri kurdu ya da mesleği tamamen bıraktı.

“Yerel sorunlar görünmez oldu”

Fakir Yılmaz’a göre, birleşme sonrası Ardahan yerel basınının en büyük kaybı, şehrin gerçek sorunlarının görünmezliği oldu. Fakir Yılmaz'ın ifadesiyle: "Gerçek anlamda gazetecilik yapanlar da internette açtıkları haber siteleri veya sanal sayfalarda yazamadıklarını kendi sayfalarına yazınca, birleşen gazetelerde, resmi gazete veya resmi kurum bülteni olmaktan öteye geçmeyip, 'Sayın Vali, falan beyefendi, saygı değer müdür' diyerek resmi kurumlara ait sanal sayfalarda aldıkları resmi paylaşımları haber diye verip, arka mahalleyi, gazete bayisine gidip, günlük bir yerel veya ulusal gazete almayı zaten ihmal eden vatandaşın gerçek sorununu yazmayı bırakıp, haber yapmamaya başladılar." Bu durum, Ardahan'ın kırsal kesimlerindeki altyapı sorunları, tarım ve hayvancılıktaki sıkıntılar, genç işsizliği gibi temel meselelerin gazete sayfalarından neredeyse tamamen kaybolmasına neden oldu.

Çok seslilik sona erdi

Ardahan'da yaşanan gazete birleşmeleri, ekonomik gerekçelerle başlatılan ancak demokratik toplumun temel taşlarından biri olan yerel basını derinden yaralayan bir süreç olarak tarihe geçti. Farklı görüşlerin, farklı seslerin aynı platformda buluşması gereken yerel basında, tek tip yayıncılığın hakim olduğu bir yapı ortaya çıktı. Resmi ilan kaygısının gazetecilik ilkelerinin önüne geçtiği bu dönüşüm, Ardahan halkının sorunlarının görünür olmasını engellerken, şehrin denetim mekanizması işlevini de zayıflattı.

Gazeteci Özkan Karakaya: “Hangi açıdan bakarsanız bakın, bu birleşme olumlu bir gelişmedir”

Ardahan’da yerel gazetelerin birleşmesi konusunda süreci olumlu değerlendiren isimlerin başında Ardahan Haber isimli haber sitesinin sahibi Özkan Karakaya geliyor. Karakaya’ya göre birleşmeler hem ekonomik hem mesleki hem de yapısal açıdan yerel basına önemli katkılar sağladı. Karakaya, birleşmenin temel avantajının ekonomik yükü azaltması olduğunu vurguladı. Daha önce Ardahan’da sekiz gazetenin ayrı ayrı masraf, personel, matbaa ve dağıtım yükü taşıdığını hatırlatarak, birleşmeyle birlikte kaynakların daha verimli kullanıldığını ifade etti: “Sekiz gazete ayrı ayrı masraf yapıyordu. Sekiz ayrı prosedür, sekiz ayrı matbaa, sekiz ayrı gider… Şimdi bu masraflar birleşti, paylaşıldı. Bu hem gazeteciler için hem kurumlar için hem de yerel basının sürdürülebilirliği açısından çok doğru bir adımdı.” Karakaya, birleşme sonrası gazetelerde memnuniyetin arttığını ve ekipler arasında uyumlu bir çalışma ortamı oluştuğunu da dile getirdi.

“Aynı çatı altındayız ama herkes kendi fikrini yazıyor”

Birleşmenin en çok eleştirilen yönü, farklı görüşteki gazetelerin aynı çatı altında toplanmasının “tek seslilik” yaratacağı iddiasıydı. Ancak Karakaya, bunun gerçeği yansıtmadığını belirterek editöryal bağımsızlığın korunduğunu şu sözlerle ifade etti: “Fikir çatışması olmuyor diye kimse susmak zorunda değil. Herkes kendi düşüncesini yazıyor. Hakaret olmadığı sürece her görüş, her değerlendirme aynı çatı altında özgürce yayımlanıyor. Bu, çoğulculuğu ortadan kaldırmak değil, düzenli ve sağlıklı bir yapı kurmaktır.”

Karakaya, yerel gazetelerin ulusal medya gibi siyasi kutuplaşmayı büyüten bir yayın anlayışına sahip olmadığını özellikle vurguladı: “Yerel basın ana akım gibi değildir. Ulusalda ideolojik ayrımlar belirgindir ama bizde asıl mesele yereli anlatmaktır. Ardahan’ın sesini, kültürünü, gündemini hemşerilerimize ulaştırmak bizim işimiz.”

“Halk bizden kopuk değil; sahadayız, takip ediyorlar”

Karakaya, yerel halka yönelik ilgi düşüklüğü eleştirilerine katılmadığını ifade etti. Avrupa’da ve büyük kentlerde yaşayan Ardahanlıların dijital yayınları düzenli olarak takip ettiğini belirten Karakaya, yerelin haber akışında yerel basının önemli bir boşluğu doldurduğunu söyledi: “Halkın ilgisi yok deniliyor ama biz sahadayız. Resmî kurumların açıklamalarına özellikle yoğun bir talep var. İnsanlar yaşadıkları şehirdeki gelişmeleri bizden öğreniyor. Kamu kurumları da bir açıklama olduğunda mutlaka bizi çağırıyor. Yerel ile kurum arasındaki iletişimi sağlayan biziz.”

“Gazetecilik mesleği yapan kazanıyor, göstermelik çalışanlar ayıklandı”

Birleşme sonrası işsiz kalan gazeteciler konusuna da değinen Karakaya, bu durumun büyük ölçüde “sahte çalışan” uygulamalarından kaynaklandığını belirtti: “Bu yasa çıkmadan önce eş, dost, akraba gazetelerde SGK’lı gösteriliyordu. Gazetecilikle ilgisi olmayan ama kadroda gözüken çok kişi vardı. Birleşmeyle bu netleşti. Denetimler sıkılaştı. İşini iyi yapan hiç kimse işini kaybetmedi. Ama göstermelik çalışanlar elbette ayıklandı.”

“Ekonomik destek sorunlarımızı çözdü, artık daha rahat hareket ediyoruz”

Karakaya, birleşme sonrası sağlanan desteklerin yerel gazetelerin ayakta kalmasını kolaylaştırdığını vurguladı:

“Eskiden ciddi ekonomik sıkıntılar yaşıyorduk. Şimdi verilen destekler ve birleşme sonrası azalan maliyetlerle çok daha rahatız. Bu sayede haber üretmeye daha fazla odaklanabiliyoruz.”

“Yerel basın çoğulcu ve güçlü bir yapıya kavuştu”

Özkan Karakaya, birleşmelerin Ardahan’da yerel basının gücünü azaltmadığını, aksine daha dengeli, daha profesyonel ve daha ekonomik bir yapıya kavuşturduğunu ileri sürdü: “Çok seslilik ortadan kalkmadı. Tam tersine, aynı sistem içinde herkes kendi sesini duyurabiliyor. Editöryal bağımsızlık korundu. Ekonomik olarak rahatladık. Yerel basın artık daha düzenli, daha güçlü ve daha sağlıklı işliyor.”