Dilek Atlı: Serbest gazeteciliği Türkiye’de bir ‘kaçış rampası’ olarak görebiliriz
02.04.2025 10:13

Dilek Atlı: Serbest gazeteciliği Türkiye’de bir ‘kaçış rampası’ olarak görebiliriz


Röportaj: İrem Aydoğan

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Prof. Dr. Süleyman İrvan tarafından verilen Serbest Gazetecilik dersi kapsamında, yıllardır serbest gazetecilik yapan Dilek Atlı ile bir röportaj gerçekleştirdim.

Serbest gazeteciliği nasıl tanımlıyorsunuz? Kimlere serbest gazeteci denilmektedir?

Türkiye’de bir “kaçış rampası” olarak, dünyada ise bir gazetecilik şekli olarak görebiliriz serbest gazeteciliği. Kaçış rampası benzetmem, daha çok çaresizlikten doğan bir mecburiyet, bir kurtarıcı yol olması bakımından kullandığım bir metafor gazetecilik için. Türkiye’de daralan gazetecilik faaliyetleri çemberi, bir kurum altında özgür ve tarafsız habercilik yapmayı mümkün kılmıyor artık. Benim gibi toplu işten çıkarımlara maruz kalanlardan mobbinge uğrayanlara, haber yapma refleksi kısıtlananlardan hak edişleri “hakkıyla” verilmeyenlere kadar daha pek çok nedenle Türkiye’de mesleğini sürdürmek isteyen gazeteciler, serbest gazeteci olarak çalışmalarını sürdürmeye çabalıyor.

Ne zamandan beri serbest gazeteci olarak çalışıyorsunuz? Serbest gazeteci olmaya nasıl karar verdiniz, sizi serbest gazeteci olmaya yönlendiren şeyler nelerdi?

2018 yılından bugüne serbest gazeteci olarak çalışıyorum. 2020 yılında Hürriyet gazetesi eğitim muhabiri olarak görev aldığım dönem hariç. Serbest gazeteci olmaya nasıl karar verdiğimi ve buna nasıl yönlendiğimi yukarıdaki yanıtta özetledim.

Serbest gazeteci olarak nasıl çalıştığınızı anlatabilir misiniz? Haber konularını siz mi öneriyorsunuz yoksa sizden belirli haberleri yapmanızı mı isteniyor?

Serbest gazeteci olarak konularımı ben belirlemeyi tercih ediyorum ve açıkçası bu konuda iyi bir refleks de geliştirdim. Diğer taraftan, serbest gazetecileri destekleyen projelere de katılıyorum, bunlarda konular ve yapılması gereken haberlerin alanları belli oluyor.

Düzenli olarak belirli mecralara mı haber yapıyorsunuz yoksa haberinizi kim isterse o mecraya mı satıyorsunuz? En çok haber yayımlattığınız mecralar hangileridir?

Yıllardır serbest çalıştığım için her ikisine de yapıyorum. Düzenli haber yaptıklarımın yanı sıra asıl önemli olan gazetecilik refleksiyle yaptığınız, kaçırılmaması gereken haberleri de yapmak ve daha da önemlisi bunu satacak mecralarla iletişim içinde olmak. Buradan anlıyoruz ki bir serbest çalışan gazeteci yalnızca haber yapmak ya da destek projelerini takip edip bunlara katılmaktan sorumlu değil. Bu, dar bir bakış olur. Dünyadaki örnekleri gibi haberi gazetecilik refleksiyle yapmak ve bunu kullanacak mecraları bilmek, onlarla halihazırda temasta bulunmak. Bu, sürdürülebilir olduğu kadar mesleki tatmin için de önemli

Serbest gazetecilikten elde ettiğiniz geliri yeterli buluyor musunuz? Yoksa serbest gazetecilik dışında başka işler de yapmak zorunda kalıyor musunuz? Eğer başka işler de yapıyorsanız bunlar ne tür işlerdir?

Elde edilen gelir, Türkiye şartlarında ne yazık ki hiçbir zaman yeterli olmadı. Hem halihazırdaki ülke ekonomisinin koşulları hem de serbest gazeteciliğin halen Türkiye’de bilinirlik ve uygulanabilirlik bakımından dünyaya nazaran az ve yavaş kalması. Birçok destek platformları sayesinde bugünlere geldik diyebilirim. Diğer taraftan metin yazarlığı, editörlük ve basın danışmanlığı yapıyorum farklı mecra ve kurumlarda.

Sizin için gazetecilik etiği ne anlama geliyor? İlkelere uygun davranmak önemli mi?

Gazetecilik etiği; doğruluk, tarafsızlık ve güncellik gibi olmazsa olmaz şartlar içeriyor. Diğer taraftan bir gazeteci, hiçbir kurum ya da kişinin aracı olamaz. Halkın menfaatine hizmet eder. Bunun için ahlâka sahip olmalıyız. Kant’ın Ahlâk Yasası’na göre, bilginin evrensel, zorunlu ve genel-geçer olabilmesi için hem akla hem deneyime dayanması gerekiyor. Ben, bu yasanın açılımında gazetecilik etiğine dair çok şey buluyorum.

Serbest gazeteci olarak kendinizi ne ölçüde özgür hissediyorsunuz? Serbest gazeteciler medya kuruluşlarında çalışan gazetecilerden daha mı özgür? Serbest gazeteciliğin avantaj ve dezavantajları nelerdir?

Serbest gazetecilik yapmak, bana özgür hissettirmenin yanı sıra bu mesleğe halkın üstün menfaati ve haber alma özgürlüğü bakımından yapabildiklerim açısından da tatmin hissettiriyor. Keşke dünyadaki örnekleri gibi olabilse ve ulusal medyada yer bulmakta, ekonomik olarak tatmin etmekte ve bu çalışma biçimini kurumların kabul etmesinde bir gelişim görebilsek; böylece sahadaki meslektaşların eli de güçlenmiş olur.

Serbest gazeteci olarak turkuaz basın kartından yararlanabiliyor musunuz? Yararlanamıyorsanız bu durum sahada haber yaparken sıkıntı yaratıyor mu? Bu sorunun çözülmesi için ne önerirdiniz?

Turkuaz basın kartı sahibi olmak ya da basın sigortasından yararlanmak, serbest çalışan gazetecilerin yararlanamadığı iki hak ne yazık ki. Bu Türkiye’nin serbest gazetecilik alanında ne kadar geri kaldığının ispatı. Bunlar, ancak basın kanunundaki düzeltmelerle giderilebilecek haklar. Diğer taraftan, gazeteciliğin mevcut Türkiye koşullarında dönüştürülmesi gereken pek çok durum ve koşullardan iki tanesi. Yalnızca, içinde bulunduğum için söyleyebilirim ki artık gelinen bu noktada ne basın kartı sahibi olmak ne de basın sigortasından yararlanıyor olmak eskiye nazaran bir güç ve avantaj sağlamıyor. Basın kartınız olsa da gözaltına alınabilirsiniz bir haber yaparken ya da basın sigortalı olduğunuz için eskisi gibi diğer sigortalılıklara göre hissedilen bir avantaja sahip değilsiniz. Ezcümle, Türkiye’de basın kanunu ve basına verilen hakların topyekûn yenilenmesi, dönüşmesi gerekiyor.

Serbest gazeteci olmak isteyen gençlere ne önerirdiniz? İyi bir serbest gazeteci olarak neleri bilmeliler? Ne türden bilgi ve becerilere sahip olmalılar?

Genç meslektaşlara önerim; öncelikle iyi bir network sahibi olmaları. Bunu çok önemli buluyorum. Çünkü bir haber yaparken serbest gazeteci olduğunu ifade etmek, bir kurum adına çalıştığını söylemekten daha az güven veriyor ve çok daha az değer görüyor. Bunun için ilişkiler ağı çok önem kazanıyor. Devlet kurumları, belediyeler, şirketler, kişiler vs. haber yaparken başvurduğumuz kaynaklar. Buralarda birilerini tanımak ve onların güvenine sahip olmak önemli. Diğer taraftan, haberinizi vereceğiniz mecralar da önemli. Bunun için çeşitli haber mecralarından insanlar tanımalısınız ki ‘Bu haber size uygun, kullanın’ diyebilin. Asla kendinizi bir kurum çatısı altında olmadığınız için boşlukta ve güvensiz hissetmeyin. Siz gazetecisiniz. Gerekirse haberinizi kamu menfaati için duvara sprey boya ile bile karşılık gözetmeksizin yazmanız gerekir. Evet, bir kazanç gerekiyor. Gerçek bir gazeteci paraya elbette ki ihtiyaç duyar, geçinmek için. Ancak gerçek bir gazeteci mesleki tatmine de para kadar ihtiyaç duyar. Bu, bir çeşit delilik, kahramanlık veya suç gibi gözükse de! Ya gazetecisinizdir ya da değilsinizdir. Koşullar bunu belirler.

Tekrar seçim yapma şansınız olsaydı yine gazeteciliği mi seçerdiniz yoksa başka bir meslek mi seçerdiniz?

Ben, bir gazeteciyim. Mesleğime çok şey borçluyum. Çünkü bana çok şey öğretti. Beni ilerletti, geliştirdi. İnsan kıldı. İnsanlığa dair değerleri yakından görmemi sağladı. En önemlisi adalete katkı sağlamak için bana fırsatlar verdi. Mücadeleci kalmayı, hayatta kalmayı ve insan kalmayı öğretti. Ben, kendini gerçekleştirmek yolunda çok şey borçlu hissediyorum. İyi ki gazeteci olmuşum.