Doç. Dr. Cem Tutar, “Hoppers” filmini değerlendirdi
30.04.2026 15:14

Doç. Dr. Cem Tutar, “Hoppers” filmini değerlendirdi


Haber-Fotoğraf: Kevser YILMAZ 

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü öğrencileri ile öğretim elemanları, “Hoppers” filmini sinemada birlikte izledikten sonra Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Cem Tutar’ın da katılımıyla film okuma etkinliğinde bir araya geldi.

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü'nün düzenlediği etkinlikte, bölüm başkanı Doç. Dr. Cem Tutar ve öğrenciler; filmin anlatı yapısı, karakter kurgusu, görsel dili ve tematik unsurları üzerine detaylı bir değerlendirme gerçekleştirdi.  

  

“Animasyon sadece görsel değil, bir anlatı meselesidir” 

Doç. Dr. Cem Tutar, animasyonun yalnızca teknik bir üretim süreci olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak her filmin güçlü bir anlatı yapısına sahip olması gerektiğini ifade etti. Öğrencilerin üretimlerinde sinematografik dili doğru kurmasının önemine dikkat çeken Tutar, animasyonun sinemadan bağımsız düşünülemeyeceğini belirtti. “Bir animasyon yapacak kişi olarak filmlere baktığımız zaman her animasyonun bir anlatı yapısı vardır. Dramatik anlatısı vardır, olay örgüsü vardır. Bunun yanında rengi, ışığı, görsel dili vardır ama bunların da ötesinde altında yatan bir psikolojik muhteva bulunur. Dolayısıyla bunların hepsini birlikte düşünmeniz gerekir” ifadelerini kullandı. 

   

Doğa, insan ve makine ilişkisi üzerinden çok katmanlı anlatı 

“Hoppers” filmi üzerinden değerlendirmelerde bulunan Tutar, yapımın insan, doğa ve makine ilişkisini çok katmanlı bir şekilde ele aldığını belirtti. Filmde yer alan anlatı unsurlarının yalnızca hikâye düzeyinde kalmadığını, aynı zamanda felsefi ve sosyolojik tartışmaları da beraberinde getirdiğini vurguladı. “Filmde bir insan bilincinin bir hayvan bedenine aktarılması gibi bir durum söz konusu. Daha sonra bunun bir robot olduğu ortaya çıkıyor. Bu bizi doğrudan insan-doğa ve makine ilişkisini düşünmeye götürüyor. Aslında bu tür anlatılar sadece bir hikâye anlatmaz, aynı zamanda felsefi ve sosyolojik bir tartışma alanı açar. Bu yüzden bu filmleri okurken daha geniş bir perspektiften bakmak gerekir” ifadelerini kullandı. 

Post-hümanizm ve alternatif dünya tasavvurları 

Filmde insan merkezli bakış açısının sorgulandığını belirten Tutar, post-hümanist düşüncenin animasyon anlatılarında önemli bir yer tuttuğunu ifade etti. Bu yaklaşımın izleyiciye alternatif bir dünya tasavvuru sunduğunu dile getirdi. “İnsan bilincinin başka bir varlığa aktarılması fikri bize farklı bir dünya tasavvuru sunar. Bu, insan merkezli bakış açısının kırılması anlamına gelir. Post-hümanist düşünce dediğimiz şey tam olarak burada devreye giriyor. Animasyon ve bilim kurgu anlatılarında bu tür örnekleri çok sık görürüz” dedi. 

Etkinlik toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.