Türkiye, basın özgürlüğü endeksinde gerilemeye devam ediyor
Haber Üsküdar
3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü kapsamında açıklanan RSF Endeksi, Türkiye’deki medya ortamının zorlu tablosunu bir kez daha gözler önüne serdi. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün (RSF) 2026 verilerine göre Türkiye, listenin en alt kategorisinde yer almayı sürdürüyor.
3 Mayıs, 1994 yılından bu yana dünya genelinde Basın Özgürlüğü Günü olarak kutlanıyor. Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen bu özel günün kökeni, 1991 yılında Namibya'nın başkenti Windhoek'te yayımlanan ve ifade ve basın özgürlüğünün demokrasi için bir zorunluluk olduğunu vurgulayan "Windhoek Bildirgesi"ne dayanıyor.
Türkiye 4 yıldır "çok ciddi" kategorisinde
Her yıl 3 Mayıs kapsamında RSF tarafından yayımlanan Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi, küresel basın özgürlüğünün en önemli referans kaynakları arasında yer alıyor. 124 soruluk kapsamlı bir anket çalışmasıyla hazırlanan endekste ülkeler; siyasal, yasal, ekonomik, sosyokültürel ve güvenlik kriterlerine göre sınıflandırılıyor.
RSF’nin 2026 yılı raporunda Türkiye, 163. sırada yer aldı. 2023 yılından bu yana endeksin en dipteki kategorisi olan "çok ciddi" (koyu kırmızı) grupta bulunan Türkiye, son 4 yıldır bu kategoriden çıkamıyor. Raporda, Türkiye'de otoriterleşmenin güçlendiği ve medya çoğulculuğunun tartışmalı hale geldiği vurgulanıyor.

24 yılda 63 sıra gerileme yaşandı
Türkiye'nin basın özgürlüğü karnesindeki düşüş, uzun vadeli verilerle de dikkat çekiyor. 2002 yılında endekste 100. sırada yer alan Türkiye, geçen 24 yıllık süreçte 63 sıra geriledi. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan, bu düşüşün temelinde 2009'dan itibaren medyaya karşı sertleşen politikaların yattığına dikkat çekiyor.
İrvan, özellikle 2022 yılında Türk Ceza Kanunu’na eklenen ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunu düzenleyen TCK 217/A maddesinin, basın üzerindeki baskıyı artıran temel unsurlardan biri olduğunu ifade ediyor. Resmi makamlarca bu düzenlemenin gazetecilere yönelik olmadığı savunulsa da, veriler bu maddenin gazeteciler üzerinde yoğun bir baskı aracına dönüştüğünü gösteriyor. Süleyman İrvan, “Yaptığım tespitlere göre, söz konusu düzenlemenin yapıldığı 2022 yılından bu yana en az 94 gazeteciye 100'ü aşkın soruşturma açıldı” diyor.
Basın özgürlüğünü iyileştirme çağrısı
3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü, basın özgürlüğünün demokrasilerdeki yaşamsal önemini hatırlatmak, sansürle mücadele etmek ve görevleri başında hayatını kaybeden gazetecileri anmak için bir fırsat sunuyor. Prof. İrvan, Türkiye'de medyanın kamu yararı doğrultusunda, özgür ve bağımsız bir şekilde görevini yerine getirebilmesi için yasal ve ekonomik iyileştirmelerin şart olduğunu belirtiyor.
