21 Yıllık Ceza Hukukçusu Anlatıyor: Cezaevlerinde görünmeyen krizler
Röportaj: Ayşe Eylül ŞEN
21 yıldır ceza, iş, aile hukukuna dair davalarla ilgilenen Avukat Barış Kalkan meslek hayatı boyunca edindiği tecrübeleri ve cezaevlerinde yaşananları bizimle paylaştı. Dışardan bakıldığında görünmeyen işleyişi kapasite aşımından temel haklara, ekonomik eşitsizliklerden savunma mesleğinin karşılaştığı engellere kadar cezaevi sisteminin gerçeklerini Avukat Barış Kalkan ile konuştuk.
Müvekkillerinizle son görüşmelerde size en çok iletilen ortak şikayet veya hak ihlali nedir?
Yeterli delil olmaksızın katalog suç kavramı kapsamında yapılan değerlendirmeler nedeniyle haksız tutuklanmalar çok oluyor. Somut delil ilkesine rağmen oluşan algı ve infialler nedeniyle hâkim delile göre değil vicdanıyla karar veriyor. Oysa vicdani kanaatin bile delile dayanması lazım. Bir de tutuklu olanlara ayda bir tutukluluğun devamı yönünde dosyaları inceleniyor ancak görünürde inceleme varsa de fiili olarak inceleme yapıldığını söylemek zor olacak. Bu konularda çok soru geliyor müvekkillerimden.
Koğuşlardaki kapasite aşımı ve fiziksel imkanlar ne durumda? Kapasite fazlası nedeniyle yerde yatanlar oluyor mu?
Fiziksel imkanlar çok kötü. Ranza yetmediği için insanlar gece yere yatak sererek yatıyor. Gündüz kaldırmak zorunda kalıyor ve dinlenmek istediklerinde bu imkansız hale geliyor.
Hijyen, temiz su, beslenme ve ısınma gibi en temel yaşam standartları yeterince sağlanabiliyor mu? Kantin fiyatları nasıl? ürün çeşitliliği fazla mı?
Hijyen sorunu maalesef çok var ve insanlar farklı bölgelerden geldiği için de temizlik kültürü çok zayıf. Kantin fiyatları çok uygun ve çeşitlilik çok ama istediğiniz kadar alamazsınız çünkü hırsızlık oluyor.
Kelepçeli muayene veya sevk sırasında yaşanan aksaklıklar sebebiyle tedaviyi reddeden hastalar oluyor mu?
Kelepçeli muayene fazla yok. Teşhis edilen hastalıklara müdahale de olmuyor. Tedaviyi reddedenler oluyor çünkü doktor güven vermiyor. Kelepçeli muayenede doktorlar sadece soruyor bir şeyin var mı? Sağlığını etkileyen bir unsuru oldu mu sadece bu sorular soruluyor ve her iki tarafında polis olan bir şüpheli tabi ki gerçek cevabı vermekte zorlanıyor.
Adli Tıp Kurumu'nun (ATK) 'cezaevinde kalabilir' raporları hususunda sahada nasıl krizlerle karşılaşıyorsunuz?
Cezaevi koşullarında adli tıp raporu pek fazla etki etmiyor. Kişinin rahatsızlığı varsa ve cezaevi doktoru bir çözüm bulamadıysa tam teşekküllü bir devlet hastanesine sevk edilir. Orda da yapılan tedaviler neticesinde eğer ağır bir teşhis konulacaksa o teşhis heyet tarafından yapılıyor. Heyet tarafından yapılan teşhise itiraz edildiğinde dosya adli tıp kurumuna gidiyor. Ama bu prosedür oldukça zor ve yoğun çünkü yüzeysel bir bakış var. Cezaevinde doktor var mı? Doktor var, hastaneye gönderiliyor mu? Gönderiliyor. Buna bakılıyor daha ayrıntısına bakılmıyor. Yani burada laikiyle bir muayene, sağlık taraması maalesef yapılmıyor bu da çok mağduriyete sebep oluyor.
Mahpusların aileleriyle görüş, telefon, mektup ve kitap hakkına erişiminde ne tür kısıtlamalar uygulanıyor?
Cezaevinde tutukluların aileleriyle görüşmesinde şöyle kısıtlamalar var içeriye her eşya sokamıyorsunuz maalesef hep kontrol altında ve sınırlı sayıda sokuluyor bu da güvenlik amaçlı yapılıyor ki böyle de gerekiyor çünkü cezaevine maalesef fazlasıyla kötü maddeler sokulabiliyor, suç malzemesi sokulabiliyor bunlardan dolayı tedbiren de ister istemez bazı kısıtlamalar zorunlu oluyor bunun dışında zorluklar şu aileyle görüşmeler maalesef kısa sürüyor uzun yapılmıyor uzun yapılmadığı için de insanlar istediği kadar görüşemiyor bunun da açıklaması şöyle yapılıyor başka insanlar da var onlar da gelecekler zaman yetmiyor gerekçesiyle süre maalesef kısıtlı tutuluyor.
Bir avukat olarak cezaevinde müvekkilinizle görüşürken savunma hakkının kısıtlandığı veya mahremiyetin ihlal edildiği durumlar yaşıyor musunuz?
Mahremiyet konusunda maalesef sıkıntılar oluyor. Dosya götürdüğümüz zaman dosya özellikle siyasi tutukluda dosya içeriğine bakılıyor, inceleniyor orada özel yazışmalar oluyor kendi aramızda yaptığımız yazışmalar var maalesef bunlar kontrol edildiği için mahremiyet ihlal ediliyor. En büyük ihlali biz 15 Temmuz davalarında yaşadık omuzumuzda mikrofon tepemizde kamera müvekkille görüşüyorduk ve müvekkil bazı şeyleri söyleyemiyordu bizde bunun sıkıntısını yaşıyorduk ben artık orda ister istemez ipleri koparıyordum.
Cezaevi sisteminde acil olarak atılması gereken ilk hukuki veya idari adım sizce ne olmalıdır?
Cezaevi ortamında ilk olarak kişilerin kendi savunma haklarını kullanmak savunmalarını yazılı olarak hazırlamak için bir ortam olması lazım maalesef bu ortamlar yok ayrıca sağlık eksikleri mutlaka giderilmeli.
Cezaevinde yaşamanın 'maddi maliyeti' nedir? Kantin harcamaları, elektrik faturaları ve hijyen malzemeleri göz önüne alındığında, ekonomik durumu iyi olmayan mahpuslar ve aileleri ne tür zorluklar yaşıyor?
Cezaevinde tutuklu kalanlar değil de hükümlü kalanlar elektrik faturası su faturası yemek bedeli ne varsa hepsini ortak bölüyor o şekilde kişiye fatura ediliyor kişiler o saatte o anda orada ödeyebiliyorsa sıkıntı yok ancak ödeyemiyorsa e-Devletine vergi borcu olarak geçiyor dışarı çıktığı zaman bunu ödüyor. Tutuklar da öyle bir şey yok tutuklu ceza almadığı sürece para ödeyemez ama hüküm olursa yani ceza alırsa o zaman ödemek zorunda paket beraat ederse tam tersi o haksız yere tutturan kişi tazminat davası açabiliyor.
Özbakımını gerçekleştiremeyen yaşlı veya engelli mahpusların koğuş arkadaşlarına bağımlı yaşama mecburiyeti nasıl bir kriz yaratıyor?
Öz bakımını yapamadığına dair rapor aldığında şöyle bir rapor alması gerekli refakatçi eşliğinde tutulması uygundur diye veya refakatçi eşliğinde kalması uygundur diye bir rapor alırsa bu durumda ev hapsine dönüşebiliyor ceza eğer belli bir sürenin altında ise o zaman ev hapsi öngörülüyor ama yine buna rağmen alamayan insanlar var bunlar da işte cezaevi ortamında koğuş arkadaşları yardımcı oluyor ellerinden geleni yapıyorlar ama o da bir yere kadar maalesef bir mağduriyet yaşanıyor.
