Tekstilde Uzak Doğu ve Mısır çıkmazı: “Türkiye tarafında tren çoktan kalktı ve kaçtı"
Haber-Fotoğraf: Zeliha DEMİR
Artan üretim maliyetleri, Mısır'a yönelen yatırımlar ve Uzak Doğu ülkelerinin fiyat rekabetindeki avantajı, Türk tekstil sektörünün geleceğine ilişkin tartışmaları derinleştiriyor. Vestito Tekstil'in sahibi Özgür Tonguç, Türkiye'nin ihracat pazarlarında kaybettiği müşterileri, sektörde yaşanan nitelikli iş gücü kaybını ve yerli üreticilerin ayakta kalma mücadelesini değerlendirdi.
Bir dönem kalite ve üretim kapasitesiyle uluslararası pazarda öne çıkan Türk tekstil sektörü, bugün artan maliyetlerin ve daralan siparişlerin baskısı altında. İşçilik, ham madde, sigorta ve vergi giderlerinin yükselmesiyle üreticiler fiyat rekabetinde zorlanırken, bazı büyük ölçekli firmalar Mısır'da fabrika kurarken, bazıları da mevcut üreticilerle çalışmaya yöneliyor. Uzak Doğu ülkelerinin ise daha düşük maliyetlerle talep edilen kalite standartlarında üretim yapabilmesi, Türkiye'nin ihracat pazarlarındaki konumunu zora sokuyor.
Bu tablo karşısında bazı yerli üreticiler için öncelik, büyümekten çok mevcut faaliyetlerini sürdürebilmek. Özgür Tonguç da işletmesinin bugün temel hedefinin üretim döngüsünü koruyarak ayakta kalmak olduğunu belirtiyor. Türkiye'nin tekstildeki rekabet gücünü, sektörden uzaklaşan nitelikli çalışanları ve üretimin geleceğini Tonguç ile konuştuk.
Şirket olarak hem iç pazarı hem de dış pazarları takip ediyorsunuz. Bugün Türkiye'deki tekstil üreticilerinin karşı karşıya olduğu en önemli sorunlar neler? Artan üretim maliyetlerini ve daralan talebi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Uzun süreden beri kriz halinde olan ekonominin tekstile etkisi son iki yılda en yüksek seviyeye ulaştı ve bunun sonucunda iç ve dış piyasada kalite ve üretimle lider olan Türkiye siparişlerde özellikle dış piyasadan gelen talepleri kaybederek müşterileri Uzak Doğu'ya kaçırdı. İç piyasada mevcuttaki ekonomik sıkıntılar nedeniyle her geçen yıl arz düşmekte. Tekstilde hammadde fiyat artışları, yüksek personel giderleri, sigorta giderleri, vergi giderleri üretim dengesini bozdu ve üretim maliyetlerini yükseltti. Talebin daralmasının sebebi fiyatların yüksek olması ve Türkiye’nin fiyat kalite olarak cazibesini yitirmesidir.
Son dönemdeki maliyet artışları şirketinizin üretim planlamasını ve fiyatlandırma stratejisini nasıl etkiliyor?
Artan üretim maliyetlerini satış fiyatlarına yansıtmaya çalışırsak sipariş alamayız ve üretimi durdurmak zorunda kalırız. İçerisinde bulunduğumuz dönemde amacımız sadece işletmenin döngüsünü sağlamak ve ayakta tutmak üzerine kurulu.
Son yıllarda bazı Türk tekstil üreticilerinin Mısır'a yöneldiğini görüyoruz. Sizce bu yönelimin başlıca nedenleri neler? Türkiye'de üretimi sürdürmek isteyen firmalar bu rekabet karşısında hangi zorluklarla karşılaşıyor?
Büyük ölçekli üretim yapan firmalar Mısır’a fabrika kurdular veya mevcut fabrikalarla çalışmaya başladılar, bunun en büyük nedeni ucuz iş gücü maliyeti. Mısır ve benzeri Uzak Doğu ülkelerinde yaptırılan üretimle Türkiye’de üretim yapan firmaların rekabet etmek gibi bir şansları yok.

Yurt dışında üretim yapmak firmalara maliyet avantajı sağlayabilir. Ancak özellikle bebek ve çocuk giyiminde kalite kontrolü ve üretim standartları büyük önem taşıyor. Sizce maliyet avantajı ile kaliteyi korumak arasında nasıl bir denge kurulabilir?
Tekstilin her türlü üretiminde kalite kontrolü önemlidir ve belirli standartlarda olması gerekir, Uzak Doğu’da yaptıracağınız tekstil için biraz daha fark öder, daha kaliteli ürün alırsınız yine de Türkiye’deki maliyetlerden düşük olur. Talebin tamamen o tarafa kaymış durumda olması nedeniyle oradaki üreticiler de kalite standartlarını istenilen seviyeye göre ayarlamaktalar.
Uzak Doğu ülkelerinin kalite standartlarını artırması, Türkiye'nin uluslararası tekstil pazarındaki rekabet gücünü nasıl etkiliyor? Kaybedilen ihracat müşterilerinin yeniden kazanılması sizce mümkün mü?
Bana göre ihracat tarafında Türkiye elindeki müşterisini Uzak Doğu’ya kaptırdı ve bunun dönüşü ileriki dönemde ancak alım yapan ülkelerin vergi yükü, kota, ambargo gibi durumlar ile Uzak Doğu’dan tekstil alımını durdurması sonucu Türkiye alternatif duruma gelebilir, aksi halde kaliteli hizmet verebilen ve adet konusunda da geçtiğimiz yıllardaki gibi sorun çıkartmayan Uzak Doğu ülkeleri tekstil sektörünü dünya çapında domine edecektir. Türkiye tarafında tren çoktan kalktı ve kaçtı.
Tekstil üretiminin Mısır gibi ülkelere kayması, Türkiye'deki istihdamı etkiler mi? Türkiye'de istihdamı korumak için işverenlerin ve devletin hangi adımları atması gerektiğini düşünüyorsunuz?
Talebin dışarı kaçması ile tekstil üretimi Türkiye’de durma noktasına geldi, bu sebeple sektörde çalışan birçok insan fabrikaların kapanmasıyla işsiz kaldı, bu da sektöre yeni girecek olanları korkutarak farklı iş kollarına yönlenmelerine neden olmaktadır. Yeni personel yetişmediği gibi birçok usta personel tekstil sektörünü bırakmaktadır. Yapılabilecek devlet teşvikleri tekstil sektörünü eski haline getirmese de en azından içinde bulunduğumuz dönemin geçirilerek sektörün en azından ayakta kalmasını sağlayabilir. Sigorta destekleri, vergi indirimleri gibi devlet tarafından yapılabilecek destekleri sayabiliriz.

Nitelikli personel kaybı üretim süreçlerini nasıl etkiliyor? İşletmeler bu koşullarda üretimin devamlılığını ve kalite standartlarını nasıl koruyabiliyor?
Sektörden ayrılan personelin yerine eskisi gibi olmasa da personel yetişmekte ya da sektörde çalışmaya devam eden personel transferi ile süreç devam devamlılık sağlamaktadır. Bir işletme kapanmadığı sürece üretimi devam ettirmek ve kaliteyi korumak için tüm sınırlarını zorlayacaktır.
